Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/27418 K.2016/8765
Özet: Mahkemede, mahalli mahkeme tarafından eksik adli rapor ve tıbbi belgeler nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmadığını, Anayasa Mahkemesi kararıyla yasal metne eklenmiş hak yoksunluklarının ele alınmadığını belirterek, 06/04/2016 tarihli oybirliğiyle kararla mahkumiyet hâkiminin bozulduğunu kabul ettirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur ... hakkındaki geçici ve kesin adli raporların, denetime imkan verecek açıklıkta bulunmamaları karşısında, mağdura ait tüm raporlar ve tüm tedavi evraklarının en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, yaralanmanın niteliği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2) Kimin başlattığı kesin olarak belirlenemeyen kavgada, sanık ve mağdurun birbirlerini yaraladıklarının kabulü karşısında, sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur ... hakkındaki geçici ve kesin adli raporların, denetime imkan verecek açıklıkta bulunmamaları karşısında, mağdura ait tüm raporlar ve tüm tedavi evraklarının en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, yaralanmanın niteliği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2) Kimin başlattığı kesin olarak belirlenemeyen kavgada, sanık ve mağdurun birbirlerini yaraladıklarının kabulü karşısında, sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.