Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/3554 K.2014/24445
Özet: Uyuşmazlık, mahkumiyete dair yerel mahkemece verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve bu çevirinin TCK 50/6 maddesi uyarınca hapis cezası olarak yeniden uygulanması konusundaki temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek hükmü bozmamış, ancak ilgili paragrafları çıkarıp diğer kısımları aynen bırakarak kararın düzeltilmiş hâliyle onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Müşteki sanığın temyiz itirazlarının hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçenekli cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra bu cezanın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 50/2. maddesine muhalefet edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak: TCK'nin 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi ile uygulama yapılacağı, seçenek tedbirlerin yasal süresi yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK'nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hapis cezasına çevrileceği gözetilmeden, hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa TCK'nin 50/6. maddesine göre ihtarat yaparak infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, sanık hakkındaki hükümlerin TCK'nin 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraflarının hükümlerden çıkarılarak diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Müşteki sanığın temyiz itirazlarının hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçenekli cezalardan hapis cezası tercih edildikten sonra bu cezanın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 50/2. maddesine muhalefet edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak: TCK'nin 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi ile uygulama yapılacağı, seçenek tedbirlerin yasal süresi yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK'nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hapis cezasına çevrileceği gözetilmeden, hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa TCK'nin 50/6. maddesine göre ihtarat yaparak infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, sanık hakkındaki hükümlerin TCK'nin 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraflarının hükümlerden çıkarılarak diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.