Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/29445 K.2014/28902
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanık T.. D.’nin kasten yaralama suçundan verilen 5 ay hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çekilmeyeceği ve bu kararın kanun yararına bozulup bozulmayacağı. Mahkeme sonucu: Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22/11/2011 tarihli kararı, TCK‑58 maddesine uygun olarak infaz rejimini değiştirmeyi ve denetimli serbestlik tedbirini uygulamayı kanun yararına bozmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Tebliğname No: 2014/217892 -Kanun Yararına Bozma
MAHKEMESİ: Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 22/11/2011 - 2011/110 Esas, 2011/715 Karar
SUÇ: Kasten yaralama suçu
Kasten yaralama suçundan sanık T.. D..’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/11/2011 tarihli ve 2011/110 Esas, 2011/715 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.06.2014 tarih ve 2014/11022 – 37906 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.06.2014 tarih ve 2014/217892 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın tekerrüre esas alınan Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/77 Esas, 2008/482 sayılı Karan ile verilen 360,00 Türk Lirası adli para cezasının, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1-1. bendi gereğince kesin olduğu ve aynı madde son fıkra uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/11/2011 tarihli ve 2011/110 Esas, 2011/715 sayılı Kararının 5237 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hüküm fıkrasından, TCK'nin 58. maddesi gereğince hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin B-8. Parağrafının hükümden çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 10.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 22/11/2011 - 2011/110 Esas, 2011/715 Karar
SUÇ: Kasten yaralama suçu
Kasten yaralama suçundan sanık T.. D..’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/11/2011 tarihli ve 2011/110 Esas, 2011/715 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.06.2014 tarih ve 2014/11022 – 37906 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.06.2014 tarih ve 2014/217892 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın tekerrüre esas alınan Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/77 Esas, 2008/482 sayılı Karan ile verilen 360,00 Türk Lirası adli para cezasının, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca, hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/1-1. bendi gereğince kesin olduğu ve aynı madde son fıkra uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/11/2011 tarihli ve 2011/110 Esas, 2011/715 sayılı Kararının 5237 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hüküm fıkrasından, TCK'nin 58. maddesi gereğince hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin B-8. Parağrafının hükümden çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 10.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.