Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/2489 K.2013/3898
Özet: (1) Uyuşmazlık, yaralama suçundan sanık …'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 29, 62 ve 51/1 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine ilişkin İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması talebine dayanmaktadır. (2) Yargıtay, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemini kabul ederek mahkeme kararını bozmuş ve sanığın hak mahrumiyetine dair hükmü kaldırarak kararın diğer kısımlarının aynen kalmasını sağlamıştır.
Yaralama suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 29, 62 ve 51/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 ... hapis cezası cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine, aynı Kanunun 53/1-a-b-d-e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, 53/1. maddesinin c bendindeki haklardan şartla salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına dair İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2011 tarihli ve 2010/14 esas, 2011/48 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 03.12.2012 tarih ve 2012/17655-68135 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.12.2012 tarih ve 2012/303858 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2011 tarih ve 2010/14 esas, 2011/48 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, bozma nedeni doğrultusunda hak mahrumiyetine dair hükümden "... Sanığın velayet, vesayet ve kayyumluk yönünden kısıtlamanın TCK'nin 53/3. maddesi gereğince şartla salıverme tarihine kadar geçerli olmak kaydı ile TCK'nin 53/1. maddesinde yazılı haklardan verilen cezanın infazı ikmal edilinceye kadar yoksun bırakılmasına..." ibaresinin karar metninden çıkarılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2013 gününde oybirliği
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2011 tarih ve 2010/14 esas, 2011/48 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, bozma nedeni doğrultusunda hak mahrumiyetine dair hükümden "... Sanığın velayet, vesayet ve kayyumluk yönünden kısıtlamanın TCK'nin 53/3. maddesi gereğince şartla salıverme tarihine kadar geçerli olmak kaydı ile TCK'nin 53/1. maddesinde yazılı haklardan verilen cezanın infazı ikmal edilinceye kadar yoksun bırakılmasına..." ibaresinin karar metninden çıkarılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2013 gününde oybirliği
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.