Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/24136 K.2013/37571
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 25 Mart 2006’da 18 yaşından küçükken kasten yaralama suçunu işlemesi ve bu nedenle 5.000 TL adli para cezasına hükmedilmesidir; mahkeme, sanığın 18 yaşını tamamlamamış olmasına rağmen cezayı 3.000 TL olarak belirleyerek kararının kanun yararına bozulmasını kabul etmiştir.
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ün, mağdur ...'e yönelik yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2-3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2009 tarihli ve 2008/90 esas, 2009/183 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 17/08/2009 tarihli ve 2009/983 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle bildirimde bulunulması üzerine, sanık hakkındaki hükmün açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 86/2-3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2013 tarihli ve 2012/110 esas, 2013/36 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.07.2013 tarih ve 2013/10914-42629 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.07.2013 tarih ve 2013/243603 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık ...'ün kayden 08/10/1988 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uygulanmayarak sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşını bitirmemiş bulunmasına göre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin 4. fıkrası gereğince hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi ve ayrıca 5560 sayılı yasa ile 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesine eklenen 9. fıkranın, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girmesi, suçun işlendiği 25.03.2006 tarihi itibariyle adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nin 52/1. maddesi uyarınca 5 ... olması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince hüküm kurulurken, hükmün gerekçesinde alt sınırdan cezanın belirlendiğinin belirtilmesine karşın temel cezanın 5 ... yerine 120 ... olarak tayini suretiyle sanık hakkında fazla adli para cezasına hükmolunmasının kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık ...'ün kayden 08/10/1988 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uygulanmayarak sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, suçun işlendiği tarihte onsekiz yaşını bitirmemiş bulunmasına göre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin 4. fıkrası gereğince hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi ve ayrıca 5560 sayılı yasa ile 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesine eklenen 9. fıkranın, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girmesi, suçun işlendiği 25.03.2006 tarihi itibariyle adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nin 52/1. maddesi uyarınca 5 ... olması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince hüküm kurulurken, hükmün gerekçesinde alt sınırdan cezanın belirlendiğinin belirtilmesine karşın temel cezanın 5 ... yerine 120 ... olarak tayini suretiyle sanık hakkında fazla adli para cezasına hükmolunmasının kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.