Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/2273 K.2013/47870
Özet: Uyuşmazlık, mahkeme kararı üzerine yapılan temyiz itirazlarının incelenmesi ve sanıkların nitelikli yaralama suçundan verilen hükümlerin geçerliliğiyle ilgilidir; Mahkeme, temyiz taleplerini reddederek kararın bozulmasına karar vererek, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle mahkeme kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,
CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciine karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Katılan sıfatıyla temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanıklar ..., ... müdafiilerinin yüzüne karşı 01/02/2012 tarihinde tefhim olunan kararı sanıklar müdafiilerinin 01.02.2012 tarihinde sanık sıfatıyla süre tutum talebinde bulunduktan sonra CMUK 310/1 maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süresinden sonra katılan ... müdafiinin 13.02.2012 katılanlar ... müdafiinin 16.02.2012 tarihinde temyiz etmesine göre katılanlar müdafiilerinin süreden sonraki temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık sıfatıyla ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yaralama suçundan verilen hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,
a) Sanık ... ve ...'ın eyleminin TCK’nin 86/1, 3-e, 87/1-d-son maddeleri uyarınca cezasının 5 yıldan az olamayacağı cihetle CMK’nin 196/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusunun istinabe suretiyle yapılamayacağının gözetilmemesi,
b) Olay sırasında meydana gelen tartışmayı kimin başlattığının ve ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belli olmaması nedeniyle, şüphe sanık lehine yorumla sanıklar haklarında TCK 29. maddesinin haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanıkların, TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi altsoyları üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyları dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Müdafii ve sanıklar ..., ..., ... Müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,
CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciine karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Katılan sıfatıyla temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanıklar ..., ... müdafiilerinin yüzüne karşı 01/02/2012 tarihinde tefhim olunan kararı sanıklar müdafiilerinin 01.02.2012 tarihinde sanık sıfatıyla süre tutum talebinde bulunduktan sonra CMUK 310/1 maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süresinden sonra katılan ... müdafiinin 13.02.2012 katılanlar ... müdafiinin 16.02.2012 tarihinde temyiz etmesine göre katılanlar müdafiilerinin süreden sonraki temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık sıfatıyla ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yaralama suçundan verilen hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,
a) Sanık ... ve ...'ın eyleminin TCK’nin 86/1, 3-e, 87/1-d-son maddeleri uyarınca cezasının 5 yıldan az olamayacağı cihetle CMK’nin 196/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusunun istinabe suretiyle yapılamayacağının gözetilmemesi,
b) Olay sırasında meydana gelen tartışmayı kimin başlattığının ve ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belli olmaması nedeniyle, şüphe sanık lehine yorumla sanıklar haklarında TCK 29. maddesinin haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanıkların, TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi altsoyları üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyları dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Müdafii ve sanıklar ..., ..., ... Müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.