Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/4690 K.2013/10275
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 1. Adli Tıp raporunun yetersizliği, 2. Bıçakla ilgili karar eksikliği ve 3. Cumhuriyet savcısının isminin bulunmaması nedeniyle 5320 sayılı Yasa ve 1412 sayılı CMUK hükümlerine uygun olarak kararını 13/03/2013 tarihli oybirliğiyle BOZLADI.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Adli Tıp uygulamalarına göre mağdurun olay nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığı, yaralanmadan 18 ay sonra yapılacak muayene sonucu verilecek raporla belirleneceği gözetilerek olaydan yaklaşık 2 ay sonra 19 Mayıs Üniversitesi'nden alınan 28/5/2010 gün ve 963 sayılı rapor yeterli olmadığından mağdurun raporları, hastahane kağıtları ile birlikte Adli Tıp ihtisas kuruluna sevk edilerek muayenesi sonucu yaralanmanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığına ilişkin raporunun alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Emanette kayıtlı bıçak hakkında bir karar verilmemesi,
3) Karar başlığında Cumhuriyet savcısının isminin bulunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Adli Tıp uygulamalarına göre mağdurun olay nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığı, yaralanmadan 18 ay sonra yapılacak muayene sonucu verilecek raporla belirleneceği gözetilerek olaydan yaklaşık 2 ay sonra 19 Mayıs Üniversitesi'nden alınan 28/5/2010 gün ve 963 sayılı rapor yeterli olmadığından mağdurun raporları, hastahane kağıtları ile birlikte Adli Tıp ihtisas kuruluna sevk edilerek muayenesi sonucu yaralanmanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığına ilişkin raporunun alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Emanette kayıtlı bıçak hakkında bir karar verilmemesi,
3) Karar başlığında Cumhuriyet savcısının isminin bulunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.