Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/4094 K.2012/20083
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemenin 21.11.2008 tarihli mahkumiyete dair sanık ...'nun yokluğunda verilen kararda “hükmün tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde..” biçiminde temyiz süresinin başlangıcı konusunda tarafları yanıltacak şekilde tebliğ olunduğu, 5271 sayılı CMK’nin 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasanın 40.maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesinin gerektiği ancak belirtilen yasa maddelerine aykırı davranılmış olmakla yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanık ...'nun 27/09/2010 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1)Sanığın müşteki ve katılanlara yönelik silahla yaralama suçlarını işlediği sırada, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunduğu halde, hükmedilen cezalarda yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılmayarak, yazılı şekilde hükümler kurulması,
2)Suç tarihinin 04/03/2005 olması nedeniyle, suç tarihinde 765 sayılı TCK'nin yürürlükte olduğu daha sonra 01/06/2005 tarihinde ise 5237 sayılı TCK'nin yürürlüğe girdiği anlaşılmakla; 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesinde öngörüldüğü üzere, karar tarihinde 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK'daki hükümler ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nin hükümlerin, suça sürüklenen çocuğun müşteki ve katılanlara yönelik silahla yaralama suçları açısından ayrı ayrı olarak olaylara uygulanarak, her iki yasaya göre denetime imkan verecek bir şekilde ayrı ayrı hükümler kurup, sonuç cezalar olarak hangisi daha suça sürüklenen çocuk lehine ise o yasa maddelerinin uygulanması gerekirken, lehe yasa karşılaştırması yapılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemenin 21.11.2008 tarihli mahkumiyete dair sanık ...'nun yokluğunda verilen kararda “hükmün tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde..” biçiminde temyiz süresinin başlangıcı konusunda tarafları yanıltacak şekilde tebliğ olunduğu, 5271 sayılı CMK’nin 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasanın 40.maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesinin gerektiği ancak belirtilen yasa maddelerine aykırı davranılmış olmakla yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanık ...'nun 27/09/2010 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1)Sanığın müşteki ve katılanlara yönelik silahla yaralama suçlarını işlediği sırada, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunduğu halde, hükmedilen cezalarda yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılmayarak, yazılı şekilde hükümler kurulması,
2)Suç tarihinin 04/03/2005 olması nedeniyle, suç tarihinde 765 sayılı TCK'nin yürürlükte olduğu daha sonra 01/06/2005 tarihinde ise 5237 sayılı TCK'nin yürürlüğe girdiği anlaşılmakla; 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesinde öngörüldüğü üzere, karar tarihinde 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK'daki hükümler ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nin hükümlerin, suça sürüklenen çocuğun müşteki ve katılanlara yönelik silahla yaralama suçları açısından ayrı ayrı olarak olaylara uygulanarak, her iki yasaya göre denetime imkan verecek bir şekilde ayrı ayrı hükümler kurup, sonuç cezalar olarak hangisi daha suça sürüklenen çocuk lehine ise o yasa maddelerinin uygulanması gerekirken, lehe yasa karşılaştırması yapılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.