Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/28593 K.2012/33394
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 27.02.2012 tarih ve 2009/20371 esas 2012/26998 karar sayılı sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnmeden kurulan hükme ilişkin bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.05.2012 tarih 2008/91442 sayılı itiraznamesi ile;
"Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanığın amcasının oğlu ...'nın haksız yere katılan ...'ın annesinin mülkiyetindeki arazide otopark işlettiği, ...'ın bundan men edilmesi için Kaymakamlığa başvurduğu, Kaymakamlıkta görevli ... ve ...'nin keşif ve tahliye görevlerini ifa etmek için görevlendirildikleri, bu şahısların keşif yerine giderken polis memurları ... ve ...'ı da aldıkları, taraf ifadeleri alınmaya başlanırken sanığın ...'a 2-3 el ateş ederek yaraladığı ve yerinde inceleme ve tahliye işlemi gerçekleştirilemediği, sanığın tanık sivil polis memuru ...'nın beyanına göre sağa sola rastgele ateş ederek olay yerinden kaçtığı, sanığın yakınlarının da sanığı yakalamak isteyen polisleri engelleyecek hareketlerde bulundukları, sanığın keşfi engellemek için ... ve ...'i yaraladığı, polislere de yakalanmamak için ateş açtığı olayda hükümlerin onanması talep edildiği halde Dairece hükmün görevi yaptırmamak için direnme yönünden bozulduğu, YCGK 07.03.1988 tarih ve 4614/79 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, memura direnme suçunun oluşabilmesi için cebir veya tehdidin memura yönelik olması şart olmayıp cebir ve tehdidin memura direnmek için kullanılmış olmasının yeterli olduğu, 3091 sayılı kanuna göre işlem yapmak üzere tespite gelen kaymakamlık görevlileri ve oluşturulan heyetin mahallinde incelemeye başlamadan engellenmesi nedeniyle görevle ilgili eylemler başlamış olduğundan, sanığın eylemi nedeniyle inceleme ve keşif yapılamadığından kamu görevlilerinin görevini yapmasının engellendiği, memura direnme suçunun oluştuğu"ndan bahisle mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği belirtilmek suretiyle Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanması talebiyle dosyanın Yargıtay 1. Başkanlığına gönderilmesi üzerine, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)-Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2)-Dairemizin 27.02.2012 tarih ve 2009/20371 esas 2012/26998 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göresanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 27.02.2012 tarih ve 2009/20371 esas 2012/26998 karar sayılı sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnmeden kurulan hükme ilişkin bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.05.2012 tarih 2008/91442 sayılı itiraznamesi ile;
"Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanığın amcasının oğlu ...'nın haksız yere katılan ...'ın annesinin mülkiyetindeki arazide otopark işlettiği, ...'ın bundan men edilmesi için Kaymakamlığa başvurduğu, Kaymakamlıkta görevli ... ve ...'nin keşif ve tahliye görevlerini ifa etmek için görevlendirildikleri, bu şahısların keşif yerine giderken polis memurları ... ve ...'ı da aldıkları, taraf ifadeleri alınmaya başlanırken sanığın ...'a 2-3 el ateş ederek yaraladığı ve yerinde inceleme ve tahliye işlemi gerçekleştirilemediği, sanığın tanık sivil polis memuru ...'nın beyanına göre sağa sola rastgele ateş ederek olay yerinden kaçtığı, sanığın yakınlarının da sanığı yakalamak isteyen polisleri engelleyecek hareketlerde bulundukları, sanığın keşfi engellemek için ... ve ...'i yaraladığı, polislere de yakalanmamak için ateş açtığı olayda hükümlerin onanması talep edildiği halde Dairece hükmün görevi yaptırmamak için direnme yönünden bozulduğu, YCGK 07.03.1988 tarih ve 4614/79 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, memura direnme suçunun oluşabilmesi için cebir veya tehdidin memura yönelik olması şart olmayıp cebir ve tehdidin memura direnmek için kullanılmış olmasının yeterli olduğu, 3091 sayılı kanuna göre işlem yapmak üzere tespite gelen kaymakamlık görevlileri ve oluşturulan heyetin mahallinde incelemeye başlamadan engellenmesi nedeniyle görevle ilgili eylemler başlamış olduğundan, sanığın eylemi nedeniyle inceleme ve keşif yapılamadığından kamu görevlilerinin görevini yapmasının engellendiği, memura direnme suçunun oluştuğu"ndan bahisle mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği belirtilmek suretiyle Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanması talebiyle dosyanın Yargıtay 1. Başkanlığına gönderilmesi üzerine, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)-Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2)-Dairemizin 27.02.2012 tarih ve 2009/20371 esas 2012/26998 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göresanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.