Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/16686 K.2012/24953
Ormandan tarla açmak suretiyle işgal ve faydalanma suçundan sanık ...’nun 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93/2, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4.maddeleri uyarınca 3.600.00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesinin 16/11/2005 tarihli ve 2005/168-440 sayılı kararının infazı sırasında, 5278 sayılı Kanun’la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik talebin sanığın daha önce kasıtlı suçlardan mahkum olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin, ayni Mahkemenin 25/02/2008 tarihli ve 2005/168-440 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2008 tarihli ve 2008/63 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 05/04/2012 tarih ve 2012/5727/20483 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25/04/2012 tarih 2012/16686 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede ;
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen yer olmadığına ve cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de ; sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin silinme koşullarının oluşması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231.maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü ;
Dosya kapsamından, sanık hakkında 05/04/2005 tarihinde orman alanında açma yapma ve izinsiz su kazma suçlarından suç tutanağı düzenlendiği, 07/04/2005 tarihli İddianame ile 6831 S.K.93/1-4 maddeleri uyarınca ; 14/11/2005 tarihli Ek İddianame ile de 6831 S.K.93/2 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı ; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 16/11/2005 tarih 005/168 esas, 440 karar sayılı kararla 6831 sayılı Kanunun 93/2, 765 S.K.59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 3.600,00 lira adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık ve müdahil idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 05/11/2007 tarihli ilamıyla onanarak kesinleştiği, ilamın infazı sırasında 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası hükümlünün 25/02/2008 tarihinde CMK'nin 231. maddesinin uygulanması talebinin adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek kanunen hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın da reddedildiği; hükümlünün adli sicil kaydına göre Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesinin...
...17/01/2000 tarih 99/292 esas ve karar sayılı ilamıyla 765 sayılı TCK'nin 191/1. maddesi uyarınca 14.000.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, cezanın 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca ertelendiği, 31/01/2002 tarihinde kesinleştiği, ilamın silinme koşullarının 17/01/2005 tarihinde gerçekleştiği, ikinci suç tarihi olan 05.04.2005 tarihinde sanığın adli sicil kaydının silinebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, hükümlünün talebinin değerlendirildiği, 25.02.2008 tarihli ek kararda, sadece hükümlünün adli sicil belgesinde kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olduğunun anlaşılması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir. Adli sicil kaydında yer alan ilamın silinme koşullarının oluşması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından değerlendirilmesi gereken objektif koşullardan olan kişinin kasıtlı suçtan mahkum olmamış olma şartının sağlandığı kabul edilmelidir. Ancak, ayni adli sicil kaydı kanuni engel oluşturmamakla birlikte mahkemece subjektif koşulun ele alınmasında, hükümlünün suça eğiliminin değerlendirilmesinde ölçüt olarak kullanılabilir. Anılan ek kararda, mahkemece hükümlü hakkında subjektif bir değerlendirmede bulunulmayıp adli sicil kaydında yer alan ilam nedeniyle objektif koşulun oluşmadığı gerekçesiyle red kararı verildiğini, bu durumda silinme koşulları oluşmuş bir adli sicil kaydının kanunun düzenleme amacına aykırı şekilde hükümlü için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında engel olarak kabul edilmesi, yapılan itiraz üzerine de Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Buna göre ;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2008 tarih 2008/63 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi 4.fıkrası (a) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede ;
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen yer olmadığına ve cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de ; sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin silinme koşullarının oluşması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231.maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü ;
Dosya kapsamından, sanık hakkında 05/04/2005 tarihinde orman alanında açma yapma ve izinsiz su kazma suçlarından suç tutanağı düzenlendiği, 07/04/2005 tarihli İddianame ile 6831 S.K.93/1-4 maddeleri uyarınca ; 14/11/2005 tarihli Ek İddianame ile de 6831 S.K.93/2 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı ; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 16/11/2005 tarih 005/168 esas, 440 karar sayılı kararla 6831 sayılı Kanunun 93/2, 765 S.K.59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 3.600,00 lira adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık ve müdahil idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 05/11/2007 tarihli ilamıyla onanarak kesinleştiği, ilamın infazı sırasında 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası hükümlünün 25/02/2008 tarihinde CMK'nin 231. maddesinin uygulanması talebinin adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek kanunen hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın da reddedildiği; hükümlünün adli sicil kaydına göre Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesinin...
...17/01/2000 tarih 99/292 esas ve karar sayılı ilamıyla 765 sayılı TCK'nin 191/1. maddesi uyarınca 14.000.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, cezanın 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca ertelendiği, 31/01/2002 tarihinde kesinleştiği, ilamın silinme koşullarının 17/01/2005 tarihinde gerçekleştiği, ikinci suç tarihi olan 05.04.2005 tarihinde sanığın adli sicil kaydının silinebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, hükümlünün talebinin değerlendirildiği, 25.02.2008 tarihli ek kararda, sadece hükümlünün adli sicil belgesinde kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olduğunun anlaşılması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir. Adli sicil kaydında yer alan ilamın silinme koşullarının oluşması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından değerlendirilmesi gereken objektif koşullardan olan kişinin kasıtlı suçtan mahkum olmamış olma şartının sağlandığı kabul edilmelidir. Ancak, ayni adli sicil kaydı kanuni engel oluşturmamakla birlikte mahkemece subjektif koşulun ele alınmasında, hükümlünün suça eğiliminin değerlendirilmesinde ölçüt olarak kullanılabilir. Anılan ek kararda, mahkemece hükümlü hakkında subjektif bir değerlendirmede bulunulmayıp adli sicil kaydında yer alan ilam nedeniyle objektif koşulun oluşmadığı gerekçesiyle red kararı verildiğini, bu durumda silinme koşulları oluşmuş bir adli sicil kaydının kanunun düzenleme amacına aykırı şekilde hükümlü için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında engel olarak kabul edilmesi, yapılan itiraz üzerine de Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Buna göre ;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2008 tarih 2008/63 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi 4.fıkrası (a) bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.