Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/12456 K.2012/25278
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 380 ada 1 numaralı parselin orman vasfı ve hazine adına tescili nedeniyle 6831 sayılı Yasanın 93/2. maddesi kapsamında suçun cezalandırılması gerektiğini göz ardı ettiğini, 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi uyarınca sanığın pişmanlığının çözümle üzerinden yargılara karar vererek, temyiz itirazlarını reddettiğini; bu çelişkili kararları bozmak üzere 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. madde ve 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca oybirliğiyle 18.06.2012 tarihinde bozma kararı kabul etti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça konu yerin orman vasfı ile hazine adına tescil edilen 380 ada 1 numaralı parsel sınırları içinde kaldığının anlaşılmasına göre, sanığın 6831 sayılı Yasanın 93/2. maddesi hükmüne göre cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi uyarınca “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğundan” gerekçesi ile verilen cezanın ertelenmesine karar verilirken çelişkili olacak şekilde “sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından” gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça konu yerin orman vasfı ile hazine adına tescil edilen 380 ada 1 numaralı parsel sınırları içinde kaldığının anlaşılmasına göre, sanığın 6831 sayılı Yasanın 93/2. maddesi hükmüne göre cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi uyarınca “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğundan” gerekçesi ile verilen cezanın ertelenmesine karar verilirken çelişkili olacak şekilde “sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından” gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.