Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/12 K.2013/7373
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazları ve ilgili TCK/CMK hükümlerinin uygulanmasıdır. Mahkeme, sanıkların ölümünü tespit ederek davayı düşürmüş, diğer temyiz taleplerini reddederek kararını bozmuş ve 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'un (.... ve ... oğlu, ... 02.07.1964 doğumlu, ... ili ... ilçesi .... köy/mahallesi, cilt no 27, hane no 11, BSN no 17 de nüfusa kayıtlı ... TC kimlik nolu) mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 27.08.2012 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nin 64/1. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nin 64/1 maddesi yollaması ile CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
İddianamede sanıklar hakkında TCK'nin 86/1, 3.e, 87/1.c maddelerinin uygulanmasının talep edilmesinin yanı sıra, iddianame içeriğinde 'sanıkların mağduru yüzde sabit iz kalacak şekilde yaraladıklarının' belirtilmesi karşısında, tebliğnamenin 'TCK'nin 87/1.c-son maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı verilmesi' gereği sebebine dayanan "bozma" istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Mağdur hakkında ... Devlet Hastanasi hariciye uzmanı tarafından hazırlanan 30.10.2008 tarihli raporda; sabit iz niteliğinde olduğu belirtilen yaralanmanın denetime imkan verecek şekilde rapor içeriğinde tanımlanmadığı gibi, "yaralanmaların iyileştiği ve çehrede sabit eser bıraktığı" şeklinde raporda çelişkiye neden olunması karşısında, mağdurdaki yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda ATK'ndan rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Görgü tanığı bulunmayan olayda, sanıkların savunmasında; "önce mağdurun kendilerine hakaret edip saldırdığını" beyan etmeleri, karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesine göre, şüpheli kalan bu halden sanıkların istifade ettirilerek haklarında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'iun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'un (.... ve ... oğlu, ... 02.07.1964 doğumlu, ... ili ... ilçesi .... köy/mahallesi, cilt no 27, hane no 11, BSN no 17 de nüfusa kayıtlı ... TC kimlik nolu) mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 27.08.2012 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nin 64/1. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nin 64/1 maddesi yollaması ile CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
İddianamede sanıklar hakkında TCK'nin 86/1, 3.e, 87/1.c maddelerinin uygulanmasının talep edilmesinin yanı sıra, iddianame içeriğinde 'sanıkların mağduru yüzde sabit iz kalacak şekilde yaraladıklarının' belirtilmesi karşısında, tebliğnamenin 'TCK'nin 87/1.c-son maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı verilmesi' gereği sebebine dayanan "bozma" istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Mağdur hakkında ... Devlet Hastanasi hariciye uzmanı tarafından hazırlanan 30.10.2008 tarihli raporda; sabit iz niteliğinde olduğu belirtilen yaralanmanın denetime imkan verecek şekilde rapor içeriğinde tanımlanmadığı gibi, "yaralanmaların iyileştiği ve çehrede sabit eser bıraktığı" şeklinde raporda çelişkiye neden olunması karşısında, mağdurdaki yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda ATK'ndan rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Görgü tanığı bulunmayan olayda, sanıkların savunmasında; "önce mağdurun kendilerine hakaret edip saldırdığını" beyan etmeleri, karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesine göre, şüpheli kalan bu halden sanıkların istifade ettirilerek haklarında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'iun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.