Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/11883 K.2012/32240
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 22.02.2006 tarihli suçu 6831 sayılı Kanun 91/5. maddesinde tanımlanan suça eşdeğer kabul ederek, 14.04.2011’de yürürlüğe giren değişiklikle kabahat nevi oluşturmuş ve 5326 sayılı Kanun’daki zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetini bozarak idari para cezası uygulanmasına izin vermemiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tutanağı, zabıt mümziilerinin yeminli beyanları ve emvalin tutanakta belirtilen hali ile suça konu emvalin tamamının dal odun olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, eylemin 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi uyarınca 6217 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesinde yapılan değişiklikle eylemin kabahat nevine dönüştüğü gözetilerek hükümden sonra 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanunla 6831 Sayılı Orman Kanununun 91/5. maddesine getirilen değişikliğe göre sanıklara yüklenen fiilin gerektirdiği cezanın kanunda belirtilen türü ve üst sınırına göre davanın 5326 Sayılı Kanunun 20. maddesine göre soruşturma zamanaşımına tabi bulunmakla;
Suç tarihi olan 22.02.2006 tarihi ile hüküm tarihi arasında 5326 Sayılı Yasanın 20. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması nedeniyle 5236 Sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanıklar hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tutanağı, zabıt mümziilerinin yeminli beyanları ve emvalin tutanakta belirtilen hali ile suça konu emvalin tamamının dal odun olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, eylemin 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi uyarınca 6217 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 6831 sayılı Kanunun 91/5. maddesinde yapılan değişiklikle eylemin kabahat nevine dönüştüğü gözetilerek hükümden sonra 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanunla 6831 Sayılı Orman Kanununun 91/5. maddesine getirilen değişikliğe göre sanıklara yüklenen fiilin gerektirdiği cezanın kanunda belirtilen türü ve üst sınırına göre davanın 5326 Sayılı Kanunun 20. maddesine göre soruşturma zamanaşımına tabi bulunmakla;
Suç tarihi olan 22.02.2006 tarihi ile hüküm tarihi arasında 5326 Sayılı Yasanın 20. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması nedeniyle 5236 Sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sanıklar hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.