Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/42748 K.2012/25273
Özet: (1) Mahkeme, 1986‑1987 yıllarında yapılan tapulama ve orman tahdit çalışmalarının ardından 825 numaralı parselin hukuki niteliği konusunda uyuşmazlık yaşanması nedeniyle bu konuyu incelemiştir. (2) Mahkeme, yerinde görülen temyiz itirazlarını değerlendirerek kararın bozulmasına karar vermiş ve 18.06.2012 tarihli oybirliğiyle hüküm bozma kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda suça konu alanda 1986-1987 yıllarında 766 sayılı Yasa uyarınca tapulama çalışmaları yapıldığının, yerin 825 numaralı parsel olarak orman vasfı ile hazine adına tespit edildiğinin, 1991 yılında yapılan kadastro çalışmalarında da orman olarak gösterildiğinin belirtilmesine karşılık orman idaresinin 11.05.2006 ... ve 155 sayılı yazısında “1991 yılında yapılan tahdide ilişkin valilik onayına ve eklerine dayanılarak yerin tahdit haritasında ziraat alanı olarak gösterildiği belirtilerek çelişki oluşturulmasına, yazının 2 numaralı bendinde de 1996 yılında mahkeme kararları dikkate alınmadan 1988 yılında 3402 sayılı Kanunla yapılan tapulamadaki tescil sınırlarına aynen uyulduğu ve kadastro haritalarının değiştirilerek yenilendiğinin, fakat 825 numaralı parselin orman tahdit haritası üzerinde yapılan değişiklikler ile ilgili olarak kadastro dosyasının askıya çıkarılmadığının belirtilmesine göre; tereddütleri gidermek amacıyla 766 sayılı ve 3402 sayılı Yasalarla yapıldıkları belirtilen kadastro çalışma ve ilan tutanakları ile 1996 yılında yapıldığı belirtilen orman tahdit çalışma ve ilan tutanaklarının ve 11.05.2006 günlü orman idare yazısında belirtilen 1996 yılı mahkeme kararlarının temin edilmesi suretiyle mahallinde konusunda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılıp bu yerin hukuki niteliğinin tam olarak belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeksizin hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda suça konu alanda 1986-1987 yıllarında 766 sayılı Yasa uyarınca tapulama çalışmaları yapıldığının, yerin 825 numaralı parsel olarak orman vasfı ile hazine adına tespit edildiğinin, 1991 yılında yapılan kadastro çalışmalarında da orman olarak gösterildiğinin belirtilmesine karşılık orman idaresinin 11.05.2006 ... ve 155 sayılı yazısında “1991 yılında yapılan tahdide ilişkin valilik onayına ve eklerine dayanılarak yerin tahdit haritasında ziraat alanı olarak gösterildiği belirtilerek çelişki oluşturulmasına, yazının 2 numaralı bendinde de 1996 yılında mahkeme kararları dikkate alınmadan 1988 yılında 3402 sayılı Kanunla yapılan tapulamadaki tescil sınırlarına aynen uyulduğu ve kadastro haritalarının değiştirilerek yenilendiğinin, fakat 825 numaralı parselin orman tahdit haritası üzerinde yapılan değişiklikler ile ilgili olarak kadastro dosyasının askıya çıkarılmadığının belirtilmesine göre; tereddütleri gidermek amacıyla 766 sayılı ve 3402 sayılı Yasalarla yapıldıkları belirtilen kadastro çalışma ve ilan tutanakları ile 1996 yılında yapıldığı belirtilen orman tahdit çalışma ve ilan tutanaklarının ve 11.05.2006 günlü orman idare yazısında belirtilen 1996 yılı mahkeme kararlarının temin edilmesi suretiyle mahallinde konusunda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılıp bu yerin hukuki niteliğinin tam olarak belirlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeksizin hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.