Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/34236 K.2012/40201
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık ...'ın kardeşine karşı işlediği kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12 maddesinde “itiraz” olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 264/1 maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair hükmü nazara alındığında, üst Cumhuriyet savcısının dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek temyizen incelenmeyen dosyanın itiraz merciince incelenmesi için mahalli mahkemesine İADESİNE,
2)Sanıklar Şerif, Halit ve Ahmet'in işlediği kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanıkların karşılıklı çıkan kavgada ismen kime karşı suçu işlediği hükümde denetime elverişli biçimde açıkça belirtilmemesi,
b) Sanıklar ile ilgili TCK'nin 50. maddesindeki ölçütlere göre adli para cezası dışında kalan diğer seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
c) Sanıklar hakkında tekerrüre hangi mahkumiyet hükmünün esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
d) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık ...'ın kardeşine karşı işlediği kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12 maddesinde “itiraz” olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 264/1 maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair hükmü nazara alındığında, üst Cumhuriyet savcısının dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek temyizen incelenmeyen dosyanın itiraz merciince incelenmesi için mahalli mahkemesine İADESİNE,
2)Sanıklar Şerif, Halit ve Ahmet'in işlediği kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanıkların karşılıklı çıkan kavgada ismen kime karşı suçu işlediği hükümde denetime elverişli biçimde açıkça belirtilmemesi,
b) Sanıklar ile ilgili TCK'nin 50. maddesindeki ölçütlere göre adli para cezası dışında kalan diğer seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
c) Sanıklar hakkında tekerrüre hangi mahkumiyet hükmünün esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi,
d) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.