Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/32444 K.2012/3041
Özet: Uyuşmazlık, iki sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin verilen hükmün çeşitli hatalar ve eksiklikler nedeniyle temyiz edilmesidir; Mahkeme, hataların düzeltilmesiyle birlikte kararın bozulmasına karar vererek, 26/01/2012 tarihli oybirliği kararıyla hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın eylemini silahla işlemesi nedeniyle sanığa verilen cezada arttırım yapılırken kanun maddesinin yanlış gösterilmesi ile mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle katılan sıfatının olmamasına rağmen karar başlığında katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirildiğinden; keza sanığa verilen ... para cezası adli para cezasına çevrilirken kanun maddesinin gösterilmemesi sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki 3 ve 4 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Gerekçeli kararda her iki sanığın kasten yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği yazılmasına rağmen, sanık ... hakkında iki kez mahkumiyet hükmü kurularak, gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılması ve bu şekilde sanık ... hakkında fazla ceza tayini,
2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan özetle “katılanın zararının giderilmediği” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın eylemini silahla işlemesi nedeniyle sanığa verilen cezada arttırım yapılırken kanun maddesinin yanlış gösterilmesi ile mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle katılan sıfatının olmamasına rağmen karar başlığında katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirildiğinden; keza sanığa verilen ... para cezası adli para cezasına çevrilirken kanun maddesinin gösterilmemesi sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki 3 ve 4 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Gerekçeli kararda her iki sanığın kasten yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği yazılmasına rağmen, sanık ... hakkında iki kez mahkumiyet hükmü kurularak, gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılması ve bu şekilde sanık ... hakkında fazla ceza tayini,
2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan özetle “katılanın zararının giderilmediği” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.