Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/705 K.2010/17138
Özet: Uyuşmazlık, basit ve nitelikli yaralama suçlarından dolayı sanık üzerinde verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz itirazlarının incelenmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek kararın bozulmasına karar vermiş ve 8 Kasım 2010 tarihinde oybirliğiyle hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
I- Sanık hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün; 21/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3-b maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık hakkında nitelikli yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1) Mağdurun yaralanması sonucu yaralamanın yaşamını tehlikeye maruz kılmayıp kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2. derece (orta) derece olduğunun belirtilmesi karşısında, hükümden önce 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4 maddesiyle 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinde yapılan değişiklekten önceki ve sonraki hükümler gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 15.07.2005 tarih ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 maddesinin sanık lehine olduğu gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusu; sanığın suç işleme hususundaki eğilimi ile birlikte; daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme ve tamamen giderilmesi şartları ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden soyut bir biçimde "sanık hakkında faydalı ve caydırıcı olmayacağından" denilmek suretiyle yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 8.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
I- Sanık hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün; 21/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3-b maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık hakkında nitelikli yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1) Mağdurun yaralanması sonucu yaralamanın yaşamını tehlikeye maruz kılmayıp kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2. derece (orta) derece olduğunun belirtilmesi karşısında, hükümden önce 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4 maddesiyle 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinde yapılan değişiklekten önceki ve sonraki hükümler gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 15.07.2005 tarih ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 maddesinin sanık lehine olduğu gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusu; sanığın suç işleme hususundaki eğilimi ile birlikte; daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme ve tamamen giderilmesi şartları ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden soyut bir biçimde "sanık hakkında faydalı ve caydırıcı olmayacağından" denilmek suretiyle yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 8.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.