Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/22168 K.2012/14122
Özet: Uyuşmazlık, basit yaralama eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet kararı ve ilgili ceza kanunlarının uygulanmaması iddialarına dayanmaktadır; Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını yerinde değerlendirerek kararın bozulmasına ve yeni bir hüküm konulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında basit yaralama eylemi nedeniyle 06/05/2008 tarihli celsede verilen karar tefhim edildikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmadığından bahisle duruşma açılmaksızın tefhim edilen hükümden farklı yeni bir hüküm kurulan 15/05/2008 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-Mağdurun şikayetten vazgeçmesi karşısında sanık hakkında takibi şikayete bağlı 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 73/4 maddeleri gereğince düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre ve uygulamaya göre
a) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
b) 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
c) Sanığın adli sicil kaydına göre üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesine göre ertelenmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
ç) Adli sicil kaydında göre engel hali bulunmayan sanık hakkında hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılmadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 05/04/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında basit yaralama eylemi nedeniyle 06/05/2008 tarihli celsede verilen karar tefhim edildikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmadığından bahisle duruşma açılmaksızın tefhim edilen hükümden farklı yeni bir hüküm kurulan 15/05/2008 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-Mağdurun şikayetten vazgeçmesi karşısında sanık hakkında takibi şikayete bağlı 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 73/4 maddeleri gereğince düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre ve uygulamaya göre
a) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
b) 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
c) Sanığın adli sicil kaydına göre üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesine göre ertelenmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
ç) Adli sicil kaydında göre engel hali bulunmayan sanık hakkında hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılmadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 05/04/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.