Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/200 K.2011/2414
Özet: Uyuşmazlık, sanığın silahla yaralanma eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddelerine göre cezalandırılması gerektiği yönündeydi; mahkeme, bu hükümler çerçevesinde sanığa 5 yıldan az olamayacak bir ceza vererek kararını bozmadı. Mahkeme, eksik uygulama nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına gerek olmadığını belirterek, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararı sürdürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın mağduru silahla, hayati tehlike oluşturacak şekilde yaraladığı ve 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddelerine göre cezalandırılması gerektiği, anılan yasanın 87/1-son maddesine göre cezanın 5 yıldan az olamayacağı, buna göre 765 sayılı yasanın sanık lehine olduğunun gözetilmeyip,5237 sayılı TCK’nun 86/1,86/3-e maddelerinden sanığın hükümlülüğüne karar verilip yanlış uygulama ile eksik cezaya hükmedilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "zararın giderilmediği" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu nedenlerle BOZULMASINA, sanık ... hakkında yeniden hüküm kurulurken CMUK 326/son maddesinin gözetilmesine, 21 / 02 /2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın mağduru silahla, hayati tehlike oluşturacak şekilde yaraladığı ve 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddelerine göre cezalandırılması gerektiği, anılan yasanın 87/1-son maddesine göre cezanın 5 yıldan az olamayacağı, buna göre 765 sayılı yasanın sanık lehine olduğunun gözetilmeyip,5237 sayılı TCK’nun 86/1,86/3-e maddelerinden sanığın hükümlülüğüne karar verilip yanlış uygulama ile eksik cezaya hükmedilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "zararın giderilmediği" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu nedenlerle BOZULMASINA, sanık ... hakkında yeniden hüküm kurulurken CMUK 326/son maddesinin gözetilmesine, 21 / 02 /2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.