Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/9090 K.2011/10220
Özet: Dava konusu yerinde 1948’te yapılan ilk orman tahdidi ve 1987’de kesinleşen tahdid ile 3302 sayılı kanuna göre devlat ormanı durumunun teyidi, suç kastının yokluğu ve sanıkların hukuki durumunun belirlenmemiş olması nedeniyle mahkeme, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle sanıkların beraat başvurusunun kabulünü bozdu.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların beraatlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp Düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından dava konusu yerinde 1948 yapılan ilk orman tahdidi ile daha sonra 22.04.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ve 3302 sayılı kanuna göre 2/B madde çalışmalarına göre devlat ormanı sayılan yerde kaldığının tesbit edilmesine göre orman kadastrosu yapılan yerlerin orman olduğunun herkes tarafından bilinmesi gerektiği cihetle suç kastının yokluğundan da bahis edilemeyeceği dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların beraatlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp Düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından dava konusu yerinde 1948 yapılan ilk orman tahdidi ile daha sonra 22.04.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ve 3302 sayılı kanuna göre 2/B madde çalışmalarına göre devlat ormanı sayılan yerde kaldığının tesbit edilmesine göre orman kadastrosu yapılan yerlerin orman olduğunun herkes tarafından bilinmesi gerektiği cihetle suç kastının yokluğundan da bahis edilemeyeceği dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.