Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/7462 K.2011/4448
Özet: Vadeli idari para cezası ve hükmün “kabul”ı, 5236 sayılı Kabahatler Kanunu ve 5326 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca, 2008’de meydana gelen kabahat’in 3 yıl sonra, 31.3.2011 tarihli kararla “bozulmadığını”, sanıkların eylemlerinin “tanımlı kabahat” olduğunun ve “kaza” durumu nedeniyle “ödenmiş para” ve “emvallerin iadesi” gerektiğini hükmeder.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Sanıklar hakkında 6831 Sayılı Kanunun 91/1 maddesine muhalefetten dava açılıp müdahil idarenin temyizinin hükmün esasına yönelik olduğu anlaşılmakla tebliğnamede yazılı düşünceye iştirak olunmayarak yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Oluş ve kabule uygun olarak sanıkların eyleminin 5236 sayılı Kabahatler Kanunu 2 maddesi gereğince kabahat niteliğinde olduğu ve idari para cezası miktarı itibariyle de 5326 Sayılı Kanunun 5560 Sayılı Kanun ile değişik 20(2)-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımının 50.00 TL dan az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıl olarak düzenlendiği anlaşılmakla, kabahatin işlendiği 25.3.2008 tarihi ile inceleme tarihine kadar üç yılı aşkın bir süre geçmekle idari para cezasına karar verilememesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK 322 maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasında sanıkların belirlenen kabahat eyleminden 5326 Sayılı Kanunun 20(2)-c maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi karşısında idari yaptırım kararı uygulanmasına yer olmadığına, emval ve tahranın sanıklara iadesine, sanıklardan 19.8.2008 tarihli makbuzla ön ödeme miktarı olarak tahsil edilen meblağların sanıklara iadesine, 31.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Sanıklar hakkında 6831 Sayılı Kanunun 91/1 maddesine muhalefetten dava açılıp müdahil idarenin temyizinin hükmün esasına yönelik olduğu anlaşılmakla tebliğnamede yazılı düşünceye iştirak olunmayarak yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Oluş ve kabule uygun olarak sanıkların eyleminin 5236 sayılı Kabahatler Kanunu 2 maddesi gereğince kabahat niteliğinde olduğu ve idari para cezası miktarı itibariyle de 5326 Sayılı Kanunun 5560 Sayılı Kanun ile değişik 20(2)-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımının 50.00 TL dan az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıl olarak düzenlendiği anlaşılmakla, kabahatin işlendiği 25.3.2008 tarihi ile inceleme tarihine kadar üç yılı aşkın bir süre geçmekle idari para cezasına karar verilememesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK 322 maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasında sanıkların belirlenen kabahat eyleminden 5326 Sayılı Kanunun 20(2)-c maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi karşısında idari yaptırım kararı uygulanmasına yer olmadığına, emval ve tahranın sanıklara iadesine, sanıklardan 19.8.2008 tarihli makbuzla ön ödeme miktarı olarak tahsil edilen meblağların sanıklara iadesine, 31.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.