Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/4996 K.2011/16129
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29.08.2008’de verilen mahkumiyet kararını, 08.09.2008’te yapılan temyiz isteğiyle kabul ederek inceledikten sonra, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2009/13 sayılı kararı ışığında hükmün açıklanmasının geri bırakılmaya uygun olmadığı ve 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesiyle 03.11.2011’de oybirliğiyle bozulmasına karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Anayasanın 40/2. CMK'nın 34/2, 231/1 ve 232/6 maddelerine göre kararda başvurulacak kanun yolu, süresi başlangıç tarihi açıkça gösterilmemiş olduğundan sanığın 29.08.2008 tarihinde tebliğ edilmiş hükme karşı 08.09.2008 tarihinde yapmış olduğu temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya zararın tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, görüşü benimsenmesine göre, mahkemece müşteki tarafta meydana gelen zarar kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenip, bu belirlenen zararın da sanıktan ödeyip ödemeyeceği sorularak bu eksiklik giderilmeden müdahil tarafından belirlenen zarar giderilmediğinden ve kabahat neviine çevrilen fiile ait sabıka kaydı gerekçe gösterilerek sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Anayasanın 40/2. CMK'nın 34/2, 231/1 ve 232/6 maddelerine göre kararda başvurulacak kanun yolu, süresi başlangıç tarihi açıkça gösterilmemiş olduğundan sanığın 29.08.2008 tarihinde tebliğ edilmiş hükme karşı 08.09.2008 tarihinde yapmış olduğu temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya zararın tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, görüşü benimsenmesine göre, mahkemece müşteki tarafta meydana gelen zarar kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenip, bu belirlenen zararın da sanıktan ödeyip ödemeyeceği sorularak bu eksiklik giderilmeden müdahil tarafından belirlenen zarar giderilmediğinden ve kabahat neviine çevrilen fiile ait sabıka kaydı gerekçe gösterilerek sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.