Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/4342 K.2012/8220
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Hasan’a yönelik eylemi ve Murat’ı yaralama suçlarıyla ilgili olarak yapılan yargılama sürecinde ortaya çıkan temyiz taleplerini içeriyor; mahkeme, CMUK ve TCK hükümlerine göre bu temyiz isteklerini reddederek, sanığı 5 yıldan az olmayan bir hapis cezasına çarptı. Mahkemenin sonucu, sanığın hem CMUK 305/1 maddesi gereği temyiz edilemez, hem de TCK 87/3 ve 87/1-d maddelerine göre en ağır cezaya tabi tutulması gerektiği halde yerinde olmayan kabulle hüküm kurarak kararını bozduğudur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın, Hasan’a yönelik eylemi yönünden yapılan incelemede:
Tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktar ve türü itibarıyla hükmün CMUK 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanığın, 6136 sayılı yasaya muhalefet suçu yönünden yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanığın, Murat’ı yaralama suçu yönünden yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1- Silahla hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralama suçu nedeniyle TCK 87/1-d-son maddesi gereğince sanığa verilecek cezanın 5 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın eylemi sonucu mağdurda meydana gelen yaralanmanın “yaşamı tehlikeye soktuğu ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede olduğunun” anlaşılmasına göre, 5237 sayılı TCK’nın 87/3 ve 87/1-d maddelerinde farklı ceza yaptırımlarına bağlanan iki farklı sonuç karşısında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca sanığın en ağır cezayı gerektiren yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralama fiilinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan kabulle yazı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca ve CMUK 326. maddesindeki kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla isteme aykırı BOZULMASINA, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın, Hasan’a yönelik eylemi yönünden yapılan incelemede:
Tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktar ve türü itibarıyla hükmün CMUK 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanığın, 6136 sayılı yasaya muhalefet suçu yönünden yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanığın, Murat’ı yaralama suçu yönünden yapılan incelemede:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1- Silahla hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralama suçu nedeniyle TCK 87/1-d-son maddesi gereğince sanığa verilecek cezanın 5 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın eylemi sonucu mağdurda meydana gelen yaralanmanın “yaşamı tehlikeye soktuğu ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede olduğunun” anlaşılmasına göre, 5237 sayılı TCK’nın 87/3 ve 87/1-d maddelerinde farklı ceza yaptırımlarına bağlanan iki farklı sonuç karşısında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca sanığın en ağır cezayı gerektiren yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralama fiilinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan kabulle yazı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca ve CMUK 326. maddesindeki kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla isteme aykırı BOZULMASINA, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.