Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/16926 K.2011/2294
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın orman kanunu kapsamında suç işlemiş olması ve ilgili araziyi devlet ormanı olarak tanımlamaya ilişkin eksik inceleme ve çelişkili belgelerle ilgiliydi; mahkeme, bu eksiklikleri göz önünde bulundurarak sanığın mahkumiyetine karar vermiş olsa da, temyiz itirazlarını kabul edip kararı bozmuştur. Mahkemenin sonucu, 21/02/2011 tarihli oybirliğiyle verilen kararla sanığın mahkumiyetinin iptal edilmesi ve hükmün bozulmasıdır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak
1-Her ne kadar İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/663 Esas 2004/477 karar sayılı ilamı ile suça konu yerin devamı olan sahanın devlet ormanı olması nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmişse de; bu kararın taraflarca temyiz edilmeyerek Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından, incelenen dosyada mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporunda suça konu yerin 1948 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı belirtilmişse de, 25.06.2004 tarihli orman işletme müdürlüğü yazısında suçun işlendiği yerde 01.05.1986 tarihinde orman kadastrosunun kesinleştiğinin bildirilmesine göre, söz konusu çelişki dikkate alınarak ve aynı zamanda sanığın savunmasında dava konusu yere ilişkin olduğunu iddia ettiği ecrimisil kayıtları ile ilk keşifte uygulanmayan hava fotoğrafları ile orman kadastro tespit ve tutanaklarıda temin edilerek harita ve orman tekniğinden anlayan bilirkişiler marifetiyle imzacı tanıklardan en az birinin hazır bulundurulması suretiyle yapılacak keşifte dava konusu yerin devlet ormanı sayılan yerlerden olup olmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
6831 Sayılı özelik nitelikteki Orman Kanununa göre suçun varlığının belirlenmesi üzerine yapılan uygulama karşısında 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde hükmüne göre önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun hükümlerinin denetime elverişli şekilde tatbiki gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak
1-Her ne kadar İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/663 Esas 2004/477 karar sayılı ilamı ile suça konu yerin devamı olan sahanın devlet ormanı olması nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmişse de; bu kararın taraflarca temyiz edilmeyerek Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından, incelenen dosyada mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporunda suça konu yerin 1948 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı belirtilmişse de, 25.06.2004 tarihli orman işletme müdürlüğü yazısında suçun işlendiği yerde 01.05.1986 tarihinde orman kadastrosunun kesinleştiğinin bildirilmesine göre, söz konusu çelişki dikkate alınarak ve aynı zamanda sanığın savunmasında dava konusu yere ilişkin olduğunu iddia ettiği ecrimisil kayıtları ile ilk keşifte uygulanmayan hava fotoğrafları ile orman kadastro tespit ve tutanaklarıda temin edilerek harita ve orman tekniğinden anlayan bilirkişiler marifetiyle imzacı tanıklardan en az birinin hazır bulundurulması suretiyle yapılacak keşifte dava konusu yerin devlet ormanı sayılan yerlerden olup olmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
6831 Sayılı özelik nitelikteki Orman Kanununa göre suçun varlığının belirlenmesi üzerine yapılan uygulama karşısında 5252 sayılı Yasanın 9/3 madde hükmüne göre önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun hükümlerinin denetime elverişli şekilde tatbiki gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.