Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/13971 K.2011/26
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların basit yaralama, mala zarar vermek ve nitelikli yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; (2) Mahkeme, basit yaralama ve mala zarar verme davalarında temyizi reddederek kararın geçerli olduğunu kabul ederken, nitelikli yaralama davasında artırım maddelerinin hatalı uygulanmasından dolayı hükmü bozup yeni bir karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Katılanın, sanık ... hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK nun 231/12 maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olması karşısında, kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığından, temyizen incelenmeyen dosyanın merciince incelenmek üzere itiraz merciine gönderilmesi için mahalli mahkemesine TEVDİİNE,
2- Sanık ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün; 21/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3-b maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3- Sanık ... hakkında nitelikli yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;.
a--) Mağdur hakkındaki rapordaki bulgulara göre mağdura ait raporların 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri ve yeni Adli Tıp Kriterlerine göre yeniden değerlendirilmesini gösterir raporun alınmasından sonra, hükümden sonra 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesinde yapılan değişiklik de nazara alınarak eski ve yeni kanunun bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle saptanması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek ve ayrıntılı şekilde kararda gösterilerek sanığın hukuki durumun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b--) Kabule göre de:
Yaralama suçundan dolayı yasa maddelerinin tatbiki sırasında öncelikle 5237 sayılı 86/1 maddesinden temel hapis cezası tayin ve takdir olunduktan sonra 5237 sayılı yasanın 61/1-4-5. madde ve fıkralarında belirtilen şekle ve sıraya göre önce artırım maddelerinin, sonrada indirim maddelerinin uygulanması suretiyle cezanın hesaplanması sırasında; 5237 Sayılı TCK.nun 86. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kasten yaralama suçunun nitelikli halleri bir bütün halinde sayılmış olduğundan her bentten dolayı ayrı ayrı artırım yapılamaz, birden fazla nitelikli halin aynı olayda birleşmesi halinde mahkemenin temel cezayı tayin ederken artırım maddelerinden birisini uygulayabilir. Olayımızda sanığın kardeşine karşı silahla eylemi olduğundan 86/3 maddesi uyarınca bir kez artırım yapılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden 86/3-a ve 86/3-e bentleri ile iki kez artırım yapılmak suretiyle fazla hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Katılanın, sanık ... hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK nun 231/12 maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olması karşısında, kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığından, temyizen incelenmeyen dosyanın merciince incelenmek üzere itiraz merciine gönderilmesi için mahalli mahkemesine TEVDİİNE,
2- Sanık ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün; 21/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3-b maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3- Sanık ... hakkında nitelikli yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;.
a--) Mağdur hakkındaki rapordaki bulgulara göre mağdura ait raporların 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri ve yeni Adli Tıp Kriterlerine göre yeniden değerlendirilmesini gösterir raporun alınmasından sonra, hükümden sonra 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesinde yapılan değişiklik de nazara alınarak eski ve yeni kanunun bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle saptanması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek ve ayrıntılı şekilde kararda gösterilerek sanığın hukuki durumun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b--) Kabule göre de:
Yaralama suçundan dolayı yasa maddelerinin tatbiki sırasında öncelikle 5237 sayılı 86/1 maddesinden temel hapis cezası tayin ve takdir olunduktan sonra 5237 sayılı yasanın 61/1-4-5. madde ve fıkralarında belirtilen şekle ve sıraya göre önce artırım maddelerinin, sonrada indirim maddelerinin uygulanması suretiyle cezanın hesaplanması sırasında; 5237 Sayılı TCK.nun 86. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen kasten yaralama suçunun nitelikli halleri bir bütün halinde sayılmış olduğundan her bentten dolayı ayrı ayrı artırım yapılamaz, birden fazla nitelikli halin aynı olayda birleşmesi halinde mahkemenin temel cezayı tayin ederken artırım maddelerinden birisini uygulayabilir. Olayımızda sanığın kardeşine karşı silahla eylemi olduğundan 86/3 maddesi uyarınca bir kez artırım yapılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden 86/3-a ve 86/3-e bentleri ile iki kez artırım yapılmak suretiyle fazla hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17/01/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.