‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/9218 K.2012/2138

Esas No: 2009/9218 · Karar No: 2012/2138 · Karar Tarihi: 23.01.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın, katılanı yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralaması eylemi için 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 87/1-d maddeleri uyarınca bulunan 2 yıl hapis cezasının 5237 sayılı yasanın 87/1-son maddesi hükmü gereğince 3 yıl hapis cezasının altında kalması nedeniyle buraya yükseltilmesi gerektiği halde , hatalı uygulama yapılarak yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunmuş ise de, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak doğru uygulama yapılsaydı 5237 sayılı yasanın 87/1-son maddesi ile bulunan ceza 3 yıl hapis cezası olacaktı. Şu halde 2 yıl hapis cezası 5237 sayılı yasanın 87/1-son maddesi gözetilmeden uygulama yapılmış olması nedeniyle 08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenmiş bulunan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş bulunmaktadır. Doğru uygulama yapılması halinde 5271 sayılı yasanın 231. maddesinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 ... ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında “ sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK’nun 17.11.1988 ... ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 ... ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır” şeklinde belirtilmiş olup, bu açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin olarak değerlendirme yapıldığında sanık hakkında 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nı 231. maddesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından bu nedenle tebliğnamenin 4 numaralı bozma düşüncesine ve yine mahkemece yapılan 16/06/2006 tarihli ilk duruşmada iddianamenin kabulü okunmamış ise de; mahkemece sanığa iddianame okunup sanıktan diyecekleri sorularak esasa girildiğinden tebliğnamenin 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların REDDİNE,Ancak;
1) Gerekçeli karara suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,
2) İddianamede sanık hakkında TCK 29. maddesinin tatbiki istenmesine rağmen, ek savunma hakkı tanınmadan, bu maddenin uygulanmayarak 5271 sayılı CMK'nın 226/2 maddesine aykırı hareket edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 23/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?