‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/20907 K.2012/3440

Esas No: 2009/20907 · Karar No: 2012/3440 · Karar Tarihi: 06.02.2012
Özet: (1) Sanığın katılanı silahla yaralaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca ceza artırımının yapılmaması ve eksik cezaya hükme varılması; (2) Mahkeme, hatalı uygulama nedeniyle sanığa verilen hapis cezasını ve adli para cezasını bozmadı, ancak 5 yıl hapis cezası uygulanması gerektiğini belirtti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın katılanı silahtan sayılan sandalye ile yaralamasına rağmen, sanığın cezasında 5237 sayılı TCK'nun 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılmaması ve sanığın, katılanı silahla yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralaması eylemi için 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri uyarınca ceza hükmü kurulması gerekirken hatalı uygulama yapılarak yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunmuş ise de, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak doğru uygulama yapılsaydı sanık hakkındaki ceza 5237 sayılı yasanın 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası olacaktı. Şu halde sanık hakkındaki 4.800 TL adli para cezası 5237 sayılı yasanın 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri gözetilmeden uygulama yapılmış olması nedeniyle 08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenmiş bulunan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş bulunmaktadır. Doğru uygulama yapılması halinde 5271 sayılı yasanın 231. maddesinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 ... ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında “ sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK’nun 17.11.1988 ... ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 ... ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır” şeklinde belirtilmiş olup, bu açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin olarak değerlendirme yapıldığında sanık hakkında 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nı 231. maddesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından bu nedenle bozma yapılması düşünülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı, ONANMASINA 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi..

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?