Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/24833 K.2012/7249
Özet: (1) Sanığın beraat veya mahkumiyet kararı ve ilgili tazminat/ceza uygulamaları; (2) Mahkeme, sanığın beraat kararını bozarak, cezasını ertelenmiş olmasına rağmen velayet haklarını kullanma yetkisini kaybetmesini kabul etti ve hükmün açıklanmasını geri bırakmadı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet ve beraate dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde,
Oluşa, katılan ...'in tüm aşamalardaki beyanına, adli rapora, tanıklar İlhami ve ...'nın beyanlarına, dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen suçun subut bulduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, Ancak;
a- Katılanın raporunda kemik kırığının derecesi belirtilmemesine karşın sebebi gösterilmeden TCK'nun 87/3. maddesi uygulnırken en üst orandan artırım yapılması,
b- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan "zararın karşılanmaması" biçimindeki gerekçeyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- TCK'nun 53/3. maddesine aykırı olarak cezası ertelenen sanık hakkında, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından bu hakları kullanmaktan yoksun bırakılamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK 321. maddesi uyarınca 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet ve beraate dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde,
Oluşa, katılan ...'in tüm aşamalardaki beyanına, adli rapora, tanıklar İlhami ve ...'nın beyanlarına, dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen suçun subut bulduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, Ancak;
a- Katılanın raporunda kemik kırığının derecesi belirtilmemesine karşın sebebi gösterilmeden TCK'nun 87/3. maddesi uygulnırken en üst orandan artırım yapılması,
b- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan "zararın karşılanmaması" biçimindeki gerekçeyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- TCK'nun 53/3. maddesine aykırı olarak cezası ertelenen sanık hakkında, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından bu hakları kullanmaktan yoksun bırakılamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK 321. maddesi uyarınca 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.