Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/23778 K.2010/5596
Özet: Uyuşmazlık, sanığın açma ve işgal suçlarından verilen beraat ve mahkumiyet kararlarının zamanaşımı nedeniyle bozulup düşürülmesi talebidir; Mahkeme, 3 Mart 2005 tarihli savunmanın ardından gerçekleşen 5 yıllık asli dava zamanaşımını kabul ederek beraat kararı bozup kamu davasını düşürdü ve işgal suçundan verilen mahkumiyet kararını da bozdurarak hükmün iptalini ilan etti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine, beraatine dair.
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında açma suçundan verilen beraat hükmü yönünden yapılan temyiz incelenmesinde;
Zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 3.3.2005 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 Sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş müdahil idare temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK'nun 322/1. ve CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında işgal suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdahil idare temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 29.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine, beraatine dair.
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında açma suçundan verilen beraat hükmü yönünden yapılan temyiz incelenmesinde;
Zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 3.3.2005 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 Sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş müdahil idare temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK'nun 322/1. ve CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında işgal suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdahil idare temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 29.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.