Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/16696 K.2011/10112
Özet: Uyuşmazlık, mahalli mahkemece verilen sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıyla ilgilidir; Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa’nın 40. maddesi hükümlerine aykırı olarak yasa yolunun başlangıcı ve şeklinin açıkça gösterilmediğini tespit ederek temyiz itirazlarını kabul etti ve kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 ..., 2007/3-9 esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa'nın 40. maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolunun başlangıcı ve şekli gösterilmemiş olup belirtilen yasa maddelerine aykırı davranılmış olmakla, bu durum 5271 sayılı CMK'nın 40. Maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu durumda yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanıklar müdafiinin 23.05.2007 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanıklar hakkında TCK'nun 456/4 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.07.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanıklar müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında TCK'nun 456/1 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK'nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 ..., 2007/3-9 esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa'nın 40. maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolunun başlangıcı ve şekli gösterilmemiş olup belirtilen yasa maddelerine aykırı davranılmış olmakla, bu durum 5271 sayılı CMK'nın 40. Maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu durumda yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanıklar müdafiinin 23.05.2007 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanıklar hakkında TCK'nun 456/4 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 14.07.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanıklar müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında TCK'nun 456/1 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK'nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.