Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/10514 K.2012/7655
Özet: Uyuşmazlık, sanığın küreğiyle yarattığı kaza nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 86/1 maddesi uyarınca temel hapis cezası tayini ve ilgili maddelerin uygulanması sırasında hatalı uygulama yapılmış olmasıdır; mahkeme, bu hatayı düzeltmek için kararını bozmuş ve sanığın haklarını yeniden düzenlemiştir. Mahkeme, temyiz talebine dayanarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesine göre cezanın infazı tamamlanana kadar yoksun bırakılmasına karar vererek hükmü düzeltmiş ve onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...’ın sanık ... hakkında kurulan hükme karşı temyiz talebi olmadığı anlaşılmakla sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet kararına hasren yapılan temyiz incelemesinde;
Silahtan sayılan küreğin keskin kısmıyla yüzde sabit eser oluşturacak şekilde mağduru yaralayan sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 86/1. maddesinden temel hapis cezası tayin ve takdir olunduktan sonra 86/3-e ve 87/1-c ve 87/1-son maddelerinin tatbik edilmesi suretiyle hapis cezasının hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılmak suretiyle 5237 sayılı yasanın 61. maddesine aykırı davranılarak doğrudan 5 yıl ceza tayini sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. 322. maddesi gereğince; hüküm fıkralarında yer alan TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/2/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...’ın sanık ... hakkında kurulan hükme karşı temyiz talebi olmadığı anlaşılmakla sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet kararına hasren yapılan temyiz incelemesinde;
Silahtan sayılan küreğin keskin kısmıyla yüzde sabit eser oluşturacak şekilde mağduru yaralayan sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 86/1. maddesinden temel hapis cezası tayin ve takdir olunduktan sonra 86/3-e ve 87/1-c ve 87/1-son maddelerinin tatbik edilmesi suretiyle hapis cezasının hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılmak suretiyle 5237 sayılı yasanın 61. maddesine aykırı davranılarak doğrudan 5 yıl ceza tayini sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. 322. maddesi gereğince; hüküm fıkralarında yer alan TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/2/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.