Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/2096 K.2010/11178
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hapis cezasının infazı ve denetimli serbestlik süresinin belirlenmesiyle ilgili olarak mahkemenin yetki sınırlarını aşmasıdır; Mahkeme, bu hatayı düzelterek hükmü değiştirip onaylamış, yani sanığın hapis cezasını tamamlayana kadar infazının devam etmesini ve denetimli serbestlik süresinin yeniden belirlenmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
2-5237 sayılı TCK’nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı yasanın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve yine hüküm fıkrasındaki “bir yıl süre ile “ ibaresinin hükümden çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
2-5237 sayılı TCK’nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı yasanın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve yine hüküm fıkrasındaki “bir yıl süre ile “ ibaresinin hükümden çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.