Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/15259 K.2010/987
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların mandibula kemiği kırığına sebep olan kavga sırasında uyguladıkları eylemler ve bu eylemlerin cezai sorumluluk üzerindeki etkisiyle ilgilidir; mahkeme, sanıkların 5271 sayılı CMK’nın ilgili maddelerinin uygulanamayacağını belirleyerek temyiz itirazlarını reddetti. Mahkemenin sonucu olarak, sanıkların mahkumiyetlerine dair kararın istem gibi bozulması kararlaştırıldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Koşulları oluşmadığından sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın değişik 231/5 maddesinin tatbiki mümkün görülmemiştir.
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın temyiz itirazları, oluşa, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmediğinden, reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
A- Aniden başlayıp kısa sürede sonlanan kavga sonrası mandibula kemiğinde kırık oluşacak şekilde yaralanan mağdur sanık ... 04.11.2004 tarihli duruşmada “…Ulaş taş attı çeneme geldi, çenem kırıldı…… kavga sırasında ... bana sopayla sırtıma vurdu.” şeklinde kendisine vuran sanıkların eylemlerini açıklamasına, sanık ...’in de suçlamayı kabul etmemesine göre, sanığın “sopayla sırta vurmak” şeklinde belirlenen bu eyleminden dolayı sorumlu tutulup yaralanmanın kapsamı buna göre saptandıktan sonra cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, yerinde olmayan gerekçeyle sanığın çene kemiğinde meydana gelen kırıktan dolayı da sorumlu tutulup cezalandırılmasına karar verilmesi,
B- Kabule göre de;
Adli Tıp Kurumu Muğla Şube Müdürlüğünün 21.03.2006 tarih ve 316 sayılı raporuna göre mağdurun yaralanması sonucu mandibula kemiğinde kırık meydana geldiğinin, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2 orta derecede olduğunun belirtilmesi karşısında, yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki haline göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
3- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur sanık ... hakkında Muğla ATK Şube Müdürlüğünün 25.12.2006 tarih ve 1576 sayılı raporuyla şahsın arızasının “yüzünde sabit iz niteliğinde olmadığını” belirten yazısıyla tespit olunması ve bu rapora karşı da herhangi bir itirazında bulunmaması karşısında bu yönde rapor alınmasını isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
Adli Tıp Kurumu Muğla Şube Müdürlüğünün 21.03.2006 tarih ve 316 sayılı raporuna göre mağdurun yaralanması sonucu mandibula kemiğinde kırık meydana geldiğinin, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2 orta derecede olduğunun belirtilmesi karşısında, yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki haline göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Koşulları oluşmadığından sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın değişik 231/5 maddesinin tatbiki mümkün görülmemiştir.
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın temyiz itirazları, oluşa, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmediğinden, reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
A- Aniden başlayıp kısa sürede sonlanan kavga sonrası mandibula kemiğinde kırık oluşacak şekilde yaralanan mağdur sanık ... 04.11.2004 tarihli duruşmada “…Ulaş taş attı çeneme geldi, çenem kırıldı…… kavga sırasında ... bana sopayla sırtıma vurdu.” şeklinde kendisine vuran sanıkların eylemlerini açıklamasına, sanık ...’in de suçlamayı kabul etmemesine göre, sanığın “sopayla sırta vurmak” şeklinde belirlenen bu eyleminden dolayı sorumlu tutulup yaralanmanın kapsamı buna göre saptandıktan sonra cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, yerinde olmayan gerekçeyle sanığın çene kemiğinde meydana gelen kırıktan dolayı da sorumlu tutulup cezalandırılmasına karar verilmesi,
B- Kabule göre de;
Adli Tıp Kurumu Muğla Şube Müdürlüğünün 21.03.2006 tarih ve 316 sayılı raporuna göre mağdurun yaralanması sonucu mandibula kemiğinde kırık meydana geldiğinin, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2 orta derecede olduğunun belirtilmesi karşısında, yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki haline göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
3- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur sanık ... hakkında Muğla ATK Şube Müdürlüğünün 25.12.2006 tarih ve 1576 sayılı raporuyla şahsın arızasının “yüzünde sabit iz niteliğinde olmadığını” belirten yazısıyla tespit olunması ve bu rapora karşı da herhangi bir itirazında bulunmaması karşısında bu yönde rapor alınmasını isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
Adli Tıp Kurumu Muğla Şube Müdürlüğünün 21.03.2006 tarih ve 316 sayılı raporuna göre mağdurun yaralanması sonucu mandibula kemiğinde kırık meydana geldiğinin, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2 orta derecede olduğunun belirtilmesi karşısında, yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki haline göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.