Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/1484 K.2010/515
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurusunu, olayın niteliği, ceza türü ve süresine göre değerlendirdikten sonra, 28.01.2010’de oybirliğiyle karara vararak kararın bozulmasını ve temyiz talebinin reddedilmesini onayladı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-01.12.2004 tarihli ek raporu hükme esas alınan bilirkişi ...'un yemininin yaptırıldığına, dair tutanağın 1127 sicil sayılı zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 219 maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve sanığın dosyada mevcut Sındırgı Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/250 Esas, 2003/372 karar sayılı eski mahkumiyetinin kesinleşme ve infaz tarihleri araştırılarak koşulları oluştuğu takdirde 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdahil idarenin vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-01.12.2004 tarihli ek raporu hükme esas alınan bilirkişi ...'un yemininin yaptırıldığına, dair tutanağın 1127 sicil sayılı zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 219 maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve sanığın dosyada mevcut Sındırgı Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/250 Esas, 2003/372 karar sayılı eski mahkumiyetinin kesinleşme ve infaz tarihleri araştırılarak koşulları oluştuğu takdirde 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdahil idarenin vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.