Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/87 K.2012/576
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacının kooperatifin ortaklığıyla ilgili olarak kur’ada isabet eden dairenin tescili ve şerefiye bedeli ile kira kaybı talebidir. Mahkeme, asıl davada tescil talebini reddederek 26.000 TL (25.000 TL tazminat + 1.000 TL kira kaybı) ve birleşen davada ise 2.000 TL tazminatı tahsil ederek davacının temyiz itirazlarını tamamen reddetti.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde birleşen davanın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 25.09.2000 tarihinde çekilen kur'ada B blok zemin kat 2 numaralı dairenin müvekkiline isabet ettiğini ve kendisine 2.500,00 TL şerefiye bedeli ödenmesine karar verildiğini, ancak şerefiye bedelinin ödenmediğini, borçlarını fazlası ile ödemesine rağmen dairesinin verilmediğini ileri sürerek, şerefiye bedeli takdir edilmemiş daire bedelinde bir dairenin kendisine verilmesini, bu değerde bir daire verilmediği takdirde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL tazminat ile bu sürede kirada oturması nedeniyle uğramış olduğu kira kayıpları nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 25.09.2000 tarihinde çekilen kur'ada ....2. kat sağ 5 numaralı dairenin müvekkiline isabet ettiğini, müvekkiline isabet eden dairenin tapusunun halen davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek, müvekkiline kur'ada isabet eden dairenin davalı adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına kayıt ve tescilini, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL'nin 13.12.2002 tarihinden itibaren kademeli olarak uygulanacak ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davaya ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl dava ile ilgili olarak tescil ve kira kaybına ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 25.000,00 TL tazminatın tahsiline dair verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince davacıya verilecek tazminatın hesap şekli ve kooperatife borcu olduğu halde aynı sürede dairesini alan üyelerin varlığı halinde eşitlik ilkesi gereğince davacının kira kaybına yönelik talep hakkının doğacağı sonucunda, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacıya verilecek daire bulunmadığından tescil isteminin reddine, davacının daire karşılığı talep ettiği 25.000,00 TL tazminat ile 1.000,00 TL kira kaybı tazminat bedeli olmak üzere 26.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen davada ise, davacıya kur'ada isabet eden dairenin davalı kooperatif adına kayıtlı olup davacı adına tescil edilebileceği ancak davacının kalan aidat ve faiz borcu olan 46.618,24 TL'nin depo edilmesinin ihtar edildiği, davacının verilen sürede ihtarı uymadığı gerekçesiyle tescil talebinin reddine, 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davanın davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde birleşen davanın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 25.09.2000 tarihinde çekilen kur'ada B blok zemin kat 2 numaralı dairenin müvekkiline isabet ettiğini ve kendisine 2.500,00 TL şerefiye bedeli ödenmesine karar verildiğini, ancak şerefiye bedelinin ödenmediğini, borçlarını fazlası ile ödemesine rağmen dairesinin verilmediğini ileri sürerek, şerefiye bedeli takdir edilmemiş daire bedelinde bir dairenin kendisine verilmesini, bu değerde bir daire verilmediği takdirde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL tazminat ile bu sürede kirada oturması nedeniyle uğramış olduğu kira kayıpları nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 25.09.2000 tarihinde çekilen kur'ada ....2. kat sağ 5 numaralı dairenin müvekkiline isabet ettiğini, müvekkiline isabet eden dairenin tapusunun halen davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek, müvekkiline kur'ada isabet eden dairenin davalı adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına kayıt ve tescilini, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL'nin 13.12.2002 tarihinden itibaren kademeli olarak uygulanacak ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davaya ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl dava ile ilgili olarak tescil ve kira kaybına ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 25.000,00 TL tazminatın tahsiline dair verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince davacıya verilecek tazminatın hesap şekli ve kooperatife borcu olduğu halde aynı sürede dairesini alan üyelerin varlığı halinde eşitlik ilkesi gereğince davacının kira kaybına yönelik talep hakkının doğacağı sonucunda, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacıya verilecek daire bulunmadığından tescil isteminin reddine, davacının daire karşılığı talep ettiği 25.000,00 TL tazminat ile 1.000,00 TL kira kaybı tazminat bedeli olmak üzere 26.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen davada ise, davacıya kur'ada isabet eden dairenin davalı kooperatif adına kayıtlı olup davacı adına tescil edilebileceği ancak davacının kalan aidat ve faiz borcu olan 46.618,24 TL'nin depo edilmesinin ihtar edildiği, davacının verilen sürede ihtarı uymadığı gerekçesiyle tescil talebinin reddine, 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davanın davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.