Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/376 K.2012/929
Özet: Uyuşmazlık, davacı vekilin kooperatifin aidat ödemelerinin yanlış harcandığını iddia ederek borçlu olmadığını ve fazladan ödenen paranın tahsilini talep ettiği bir alacak davasıdır. Mahkeme, davacının geçerli mazereti kabul edilip tebliğ eksikliği nedeniyle kararın bozulmasına karar vererek, işin esası hakkında yeni bir hüküm verilmesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar Arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 30.06.2005 tarihli genel kurul kararı ile tapu harcı ve bahçe düzenlemesi masrafı olarak aidat kararlaştırıldığını, bu ad altında toplanan paraların genel giderlere harcandığını, daha sonra davalı kooperatifin davacıdan aidat isteminde bulunduğunu, davacının ise fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, toplanan paraların nereye harcandığının ve fazla ödemesinin tespitine, davacının ödeme yapmadığı aylara ilişkin faiz tahakkukunun iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve şimdilik 1.000,00 TL’nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı yanın geçerli olmayan mazereti ile dosyanın birden fazla işlemsiz bırakıldığı, yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HUMK'nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespiti ve fazladan ödenen paradan şimdilik 1.000,00 TL’nın tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı vekilinin 14.06.2011 tarihli oturuma ameliyat geçirdiğinden bahisle gönderdiği mazeret dilekçesinin kabul edildiği, 06.07.2011 tarihli oturuma da aynı nedenle mazeret dilekçesi gönderdiği, mahal mahkemece davacı vekilinin mazeretinin belgeli olmadığından bahisle reddedildiği, oysa, davacı vekilinin anılan oturumların yapıldığı tarihler itibariyle raporlu olduğu temyiz dilekçesine eklenen heyet raporundan anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı vekilinin 06.07.2011 tarihli mazeret dilekçesinin reddine dair kararın tebliğ pulu verilmesine rağmen davacı vekiline tebliğ edilmediği de dosya kapsamı ile sabittir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilinin meşru mazeretinin bulunduğu, yine mazeret dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilmediği nazara alınmak suretiyle, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar Arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 30.06.2005 tarihli genel kurul kararı ile tapu harcı ve bahçe düzenlemesi masrafı olarak aidat kararlaştırıldığını, bu ad altında toplanan paraların genel giderlere harcandığını, daha sonra davalı kooperatifin davacıdan aidat isteminde bulunduğunu, davacının ise fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, toplanan paraların nereye harcandığının ve fazla ödemesinin tespitine, davacının ödeme yapmadığı aylara ilişkin faiz tahakkukunun iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve şimdilik 1.000,00 TL’nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı yanın geçerli olmayan mazereti ile dosyanın birden fazla işlemsiz bırakıldığı, yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HUMK'nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespiti ve fazladan ödenen paradan şimdilik 1.000,00 TL’nın tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı vekilinin 14.06.2011 tarihli oturuma ameliyat geçirdiğinden bahisle gönderdiği mazeret dilekçesinin kabul edildiği, 06.07.2011 tarihli oturuma da aynı nedenle mazeret dilekçesi gönderdiği, mahal mahkemece davacı vekilinin mazeretinin belgeli olmadığından bahisle reddedildiği, oysa, davacı vekilinin anılan oturumların yapıldığı tarihler itibariyle raporlu olduğu temyiz dilekçesine eklenen heyet raporundan anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı vekilinin 06.07.2011 tarihli mazeret dilekçesinin reddine dair kararın tebliğ pulu verilmesine rağmen davacı vekiline tebliğ edilmediği de dosya kapsamı ile sabittir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilinin meşru mazeretinin bulunduğu, yine mazeret dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilmediği nazara alınmak suretiyle, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.