Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/1801 K.2012/4247
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacı yüklenici vekilinin, arsa sahibiyle yapılan inşaat sözleşmesi ve kira tazminatı davasının usulsüz tebligat nedeniyle kesinleştirilmesinden kaynaklanan yargılamanın iadesi talebi üzerine ortaya çıktı. (2) Mahkeme, davacının iddialarını yeterli delil göstermediği gerekçesiyle reddederek, temyiz itirazlarını da kabul etmedi ve kararın onanmasına hükmedti.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı yüklenici vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında 31.12.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bilahare noterde 12.04.2002 tarihli "düzeltme beyanı" düzenlendiğini; ancak davalı arsa sahibinin kira tazminatı ile nama ifaya izin talep ederek açtığı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/128-2011/349 sayılı dosyasında, kendilerine usulsüz tebligat yapılarak, kararın temyiz dahi edilmeden kesinleştirildiğini, bu suretle savunma haklarının kısıtlanarak zarara uğratıldığını ileri sürerek, yargılamanın iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı arsa sahibi, kesinleşen dosyada bir usulsüzlük olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre yargılamanın iadesi sebeplerinin yasada tahdidi olarak sayıldığı davacının iddialarının bu sebeplerden olmadığı belirtilmiş ve davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı yüklenici vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında 31.12.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bilahare noterde 12.04.2002 tarihli "düzeltme beyanı" düzenlendiğini; ancak davalı arsa sahibinin kira tazminatı ile nama ifaya izin talep ederek açtığı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/128-2011/349 sayılı dosyasında, kendilerine usulsüz tebligat yapılarak, kararın temyiz dahi edilmeden kesinleştirildiğini, bu suretle savunma haklarının kısıtlanarak zarara uğratıldığını ileri sürerek, yargılamanın iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı arsa sahibi, kesinleşen dosyada bir usulsüzlük olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre yargılamanın iadesi sebeplerinin yasada tahdidi olarak sayıldığı davacının iddialarının bu sebeplerden olmadığı belirtilmiş ve davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.