Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/4281 K.2012/253
Özet: (1) Davacı, kooperatiften istifa ettikten sonra çıkma payı ödemesinin 32.400,00 TL olduğunu ve bu tutarın temerrüt faiziyle tahsil edilmesini talep etti; davalı ise ödemelerin mevcudiyetini tehlikeye sokacağını iddia ederek reddi istedi. (2) Mahkeme, çıkma payı ödemesinin kooperatifin mevcudiyetini etkilemeyeceğini kabul edip 32.400,00 TL tutarını davacının lehine tahsil edilmesine karar verdi ve bu kararı davalı vekilinin temyiz itirazları reddederek onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, davalı kooperatifin ortağı iken 19.02.2008 tarihinde istifa ettiğini, istifasının davalı yönetim kurulunca 15.03.2008 tarihinde kabul edildiğini, davalı kooperatifin ödeme yapmaması üzerine çıkma payının ödenmesi amacıyla keşide ettiği ihtara verdiği cevapta yapılacak ilk genel kurulda durumun görüşülerek sonucun bildirileceğinin belirtildiğini, 31.05.2009 tarihli genel kurulda ortaklıktan çıkanlara yapılacak ödemelerin üç yıl içinde ve üç taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, çıkma payı ödemelerinin davalı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağını ileri sürerek, 32.400,00 TL’nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çıkan ortaklara yapılacak ödemelerin müvekkilinin mevcudiyetini tehlikeye sokacağı, bu nedenle de ödemelerin üç yıl içinde ve üç taksitte yapılmasının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin ortaklığından ayrılanlara yapacağı ödemelerin mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağı, davacı alacağının 32.400,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, davalı kooperatifin ortağı iken 19.02.2008 tarihinde istifa ettiğini, istifasının davalı yönetim kurulunca 15.03.2008 tarihinde kabul edildiğini, davalı kooperatifin ödeme yapmaması üzerine çıkma payının ödenmesi amacıyla keşide ettiği ihtara verdiği cevapta yapılacak ilk genel kurulda durumun görüşülerek sonucun bildirileceğinin belirtildiğini, 31.05.2009 tarihli genel kurulda ortaklıktan çıkanlara yapılacak ödemelerin üç yıl içinde ve üç taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, çıkma payı ödemelerinin davalı kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağını ileri sürerek, 32.400,00 TL’nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çıkan ortaklara yapılacak ödemelerin müvekkilinin mevcudiyetini tehlikeye sokacağı, bu nedenle de ödemelerin üç yıl içinde ve üç taksitte yapılmasının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin ortaklığından ayrılanlara yapacağı ödemelerin mevcudiyetini tehlikeye sokmayacağı, davacı alacağının 32.400,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.