‹ Ana sayfa
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/3902 K.2012/210

Esas No: 2011/3902 · Karar No: 2012/210 · Karar Tarihi: 19.01.2012
Özet: Uyuşmazlık, davacının kooperatifin icra yoluyla satılan dairesine hak ettiği kur ve aidat ödemeleri ile ilgili talebidir; Mahkeme, davacının haklarını tanıyarak 30.600,00 TL tazminatı yasal faizle birlikte davalıdan alıp davacıya vermesine karar verdi ancak temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin merkezi...'da bulunan davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kur'a çekiminde A Blok 16 nolu dairenin müvekkiline isabet ettiğini, bu dairenin davalı kooperatifin borcundan dolayı icra yoluyla satıldığını ileri sürerek, müvekkiline kur'ada isabet eden dairenin yerine muadil bir dairenin verilmesine, bu mümkün olmaz ise ödemiş olduğu aidatların ödeme gününden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiz oranı ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia ve savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif üyesi olan davacının çekilen kur'a ile hak ettiği dairenin kendi rızası olmaksızın icra kanalı ile kooperatif borcundan dolayı satıldığı, davacının üyeliği ve aidat bedellerinin yatırılmasına ilişkin herhangi bir ihtilaf olmadığı, taşınmaz tapu kayıtlarında davacıya verilebilecek daire kalmadığı için dava tarihi itibariyle dairenin bedelinin tespit edildiği ve ıslah tarihi itibariyle faize hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.600,00 TL tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın daha önce açıldığı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yetkisizlik kararı verilmiş ise de, anılan karar temyiz edilmeden kesinleştiğinden dosyanın gönderildiği mahkemece tekrar yetkisizlik kararı verilmesini engellemeyecektir. HMK'nun 14./2 maddesi gereğince, tüzel kişi olan kooperatifle üyeler arasındaki davaların kooperatifin ikametgahı mahal mahkemesinde görülmesi gerekir. HMK'nun 14/2. maddesi, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece kamu düzenine ilişkin ve kesin yetki sorunu çözümlenmeden hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde taraflara iadesine, 19.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?