Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/8349 K.2016/5089
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kira borçlarını ödememesi ve kiralanan tarım aletlerini teslim etmemesi nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıdır. Mahkeme, bu suçlamayı kabul ederek sanığı 1 yıl 8 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezasına çarptı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet (5237 sayılı TCK'nın 155/2, 62, 52/2-4, 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ... Ortaklığı ile ... Ticaret Anonim Şirketinin yetkilisi olan sanık arasında, Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde... 24. Noterliğince düzenlenen, 28/07/2006 tarihli, 208... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile ... 5. Noterliğinde düzenlenen, 02.04.2007 tarihli, 101... yevmiye numaralı tadil sözleşmeleri imzalanarak buna istinaden tarım aletlerinin zilyetliklerinin sanığa devredildiği; ancak sanığın, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kira bedellerini ödemediğinden temerrüde düşmesi üzerine kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen süresi içerisinde kira borçlarını ödemediği gibi söz konusu tarım aletlerini de teslim etmeyerek zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılan şirket vekilinin aşamalardaki beyanlarına, 28/07/2006 tarihli düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi içeriğine, 05.06.2008 tarihli ihtarnameye ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılan şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı aletlerin aylık taksitlerini ödememesi üzerine, söz konusu borçlarını tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödemesi, ödemediği takdirde finansal kiralama sözleşmesinin fesh olacağı ve sürenin sona ermesinden itibaren 3 gün içerisinde finansal kiralamaya konu olan makineleri şirketin adresine teslim edilmesi hususlarında gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın, söz konusu makineleri katılan şirkete teslim etmemesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütler nazara alınmak suretiyle iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hiç bir gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hapis ve adli para cezası tayin edilmesi,
2- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında sadece TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından hak yoksunluğuna hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet (5237 sayılı TCK'nın 155/2, 62, 52/2-4, 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ... Ortaklığı ile ... Ticaret Anonim Şirketinin yetkilisi olan sanık arasında, Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde... 24. Noterliğince düzenlenen, 28/07/2006 tarihli, 208... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile ... 5. Noterliğinde düzenlenen, 02.04.2007 tarihli, 101... yevmiye numaralı tadil sözleşmeleri imzalanarak buna istinaden tarım aletlerinin zilyetliklerinin sanığa devredildiği; ancak sanığın, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kira bedellerini ödemediğinden temerrüde düşmesi üzerine kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen süresi içerisinde kira borçlarını ödemediği gibi söz konusu tarım aletlerini de teslim etmeyerek zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılan şirket vekilinin aşamalardaki beyanlarına, 28/07/2006 tarihli düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi içeriğine, 05.06.2008 tarihli ihtarnameye ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılan şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı aletlerin aylık taksitlerini ödememesi üzerine, söz konusu borçlarını tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödemesi, ödemediği takdirde finansal kiralama sözleşmesinin fesh olacağı ve sürenin sona ermesinden itibaren 3 gün içerisinde finansal kiralamaya konu olan makineleri şirketin adresine teslim edilmesi hususlarında gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın, söz konusu makineleri katılan şirkete teslim etmemesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütler nazara alınmak suretiyle iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hiç bir gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hapis ve adli para cezası tayin edilmesi,
2- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında sadece TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından hak yoksunluğuna hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.