Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/8186 K.2016/4712
Özet: (1) Sanık, minibüs satın alırken aldığı 5.000 TL bedeli içeren senedi borcunun ödenmesine rağmen başka birine vererek bedelsiz senet kullanma suçunu işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, sanığın bu eyleminin bedelsiz senet kullanma suçu oluşturduğunu kabul ederek 5 ay erteli hapis cezası ve adli para cezası ile mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ: Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet (5237 sayılı TCK'nın 106/1, 62, 51/1, 3, 6, 7, 8. maddeleri gereğince erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına) Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanın, minibüs satın alması nedeniyle 5.000 TL bedel içeren senedi imzalayarak sanığa verdiği; ancak söz konusu senedin verilme sebebi olan borcun, dosya içerisinde yer alan PTT ödeme cetveli içeriğinden görüleceği üzere katılan tarafından ödenmesine rağmen, sanığın, teminat olarak kendisine verilen söz konusu senedi, başka birine, borcundan dolayı vererek kullanmak suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Oluşa, sanığın savunmalarına, PTT ödeme cetveline, katılanın beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) 5237 sayılı TCK'nın 156/1 maddesinde; bedelsiz senedi kullanma suçunun yaptırımının ''altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası'' olarak gösterilmesi karşısında; sanık hakkında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini, 2) Hüküm kısmında, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesi olarak TCK'nın 156/1 maddesi yerine 106/1 maddesinin yazılması, 3) Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtlarına ilişkin belgelerin dosya içerisinde bulundurulmaması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet (5237 sayılı TCK'nın 106/1, 62, 51/1, 3, 6, 7, 8. maddeleri gereğince erteli 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına) Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanın, minibüs satın alması nedeniyle 5.000 TL bedel içeren senedi imzalayarak sanığa verdiği; ancak söz konusu senedin verilme sebebi olan borcun, dosya içerisinde yer alan PTT ödeme cetveli içeriğinden görüleceği üzere katılan tarafından ödenmesine rağmen, sanığın, teminat olarak kendisine verilen söz konusu senedi, başka birine, borcundan dolayı vererek kullanmak suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Oluşa, sanığın savunmalarına, PTT ödeme cetveline, katılanın beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) 5237 sayılı TCK'nın 156/1 maddesinde; bedelsiz senedi kullanma suçunun yaptırımının ''altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası'' olarak gösterilmesi karşısında; sanık hakkında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini, 2) Hüküm kısmında, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesi olarak TCK'nın 156/1 maddesi yerine 106/1 maddesinin yazılması, 3) Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtlarına ilişkin belgelerin dosya içerisinde bulundurulmaması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.