‹ Ana sayfa
Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/8168 K.2016/7742

Esas No: 2015/8168 · Karar No: 2016/7742 · Karar Tarihi: 15.06.2016
Özet: (1) Sanıkların, bir daireyi sahte bir satış sözleşmesi ve sahte kefil imzası ile alıcıyı dolandırarak 25.000 Euro peşin alıp, parayı ve daireyi şirketlerine aktarmamaları nedeniyle dolandırıcılık suçu işlediği tespit edildi; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanıklara 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 ve 51. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 4.000 TL adli para cezası vererek, zararın karşılanması koşuluyla cezaların ertelenmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 51 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis ve 4.000 TL adli para cezası, zararın karşılanması koşulu ile cezaların ertelenmesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın emlakçılık yaptığı, daire almak için kendisine başvuran katılanı, ..... Ltd. Şti. yetkilisi olarak tanıtan sanık ...'le tanıştırdığı, .... mevkii 4040 ada 19 parselde bulunan 14 nolu dairenin 155.000 TL karşılığında satılması konusunda anlaşma yapıldığı, buna istinaden 25.000 Euronun peşin olarak alındığı, buna rağmen katılana teminat olarak verilen senede, kabası bitmiş dairenin dekorasyon işlerini yapacak olan sanık ...'ın kefil olarak imza atarken soyadını gerçeğe aykırı olarak Genç olarak yazdığı, ancak satışa konu dairenin tapu kayıtlarından ... Ltd. Şti. ile ilgisinin bulunmadığının tespit edildiği, sanıkların sözleşmeyi adına düzenledikleri .... Ltd. Şti.'ne bu sözleşmeyi ve aldıkları parayı aktarmadığı sabit olduğundan şirket ortağı tanık Sinan'ın sözlü yetki verildiğine dair soyut beyanı nazara alınmadığı, sanıklar .... ve ...'in kendilerini firma yetkilisi olarak tanıtarak, sanık ...'nın da bu satış işleminde aracı olarak ve sonradan 3. kişiye sattığı harici bir taşınmazı katılana teminat amacıyla satış vaadinde bulunması kül halinde değerlendirildiğinde sanıkların baştan itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hileli davranışlarla iradesinin fesata uğratarak kazanç sağladıkları anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?