Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7911 K.2016/4082
Özet: (1) Sanığın işyeri çalışanını dolandırarak 100 TL’yi geri alıp bozdurup ödeyen hileli eylemi dolandırıcılık suçunu oluşturdu; (2) Mahkeme, sanığı 2 yıl hapis ve 21.900 TL adli para cezası ile cezalandırdı ve TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanmasını düzelterek onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1 ve 50-52 maddelerince 2 yıl hapis 21.900 TL adli para cezası, ayrıca TCK'nın 53/1 maddesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılanın işyerine gelerek 9 TL değerinde kırtasiye alışverişi yaptığı, karşılığında katılanın iş yeri çalışanına 100 TL verdiği, ardından bozuk parasının olduğunu belirterek verdiği 100 TL'yi geri alıp 4 TL bozuk para verdiği, bu sırada iş yeri çalışanında oluşan dalgınlıktan yararlanan sanığın, iş yeri çalışanına bu 100 TL'yi geri aldığını unutturup bu parayı iki ellilik olarak bozdurduğu, sonrasında bu 50 TL'lerden birisini katılana verip kalan 5 TL'yi ödeyip para üstünü de alarak olay yerinden ayrıldığı anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın mağdura yönelik eylemini, para alıp verme, geri aldığı parayı almamış gibi yapıp tekrar bozdurulmasını isteme, bozdurulan para ile ödeme yapma şeklindeki hileli hareketlerle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1 ve 50-52 maddelerince 2 yıl hapis 21.900 TL adli para cezası, ayrıca TCK'nın 53/1 maddesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılanın işyerine gelerek 9 TL değerinde kırtasiye alışverişi yaptığı, karşılığında katılanın iş yeri çalışanına 100 TL verdiği, ardından bozuk parasının olduğunu belirterek verdiği 100 TL'yi geri alıp 4 TL bozuk para verdiği, bu sırada iş yeri çalışanında oluşan dalgınlıktan yararlanan sanığın, iş yeri çalışanına bu 100 TL'yi geri aldığını unutturup bu parayı iki ellilik olarak bozdurduğu, sonrasında bu 50 TL'lerden birisini katılana verip kalan 5 TL'yi ödeyip para üstünü de alarak olay yerinden ayrıldığı anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın mağdura yönelik eylemini, para alıp verme, geri aldığı parayı almamış gibi yapıp tekrar bozdurulmasını isteme, bozdurulan para ile ödeme yapma şeklindeki hileli hareketlerle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.