Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7574 K.2016/5478
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılanla yaptığı finansal kiralama sözleşmesinde kira bedellerini ödeyemeyerek kiralanan makineleri iade etmeme nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemesiyle ilgilidir; mahkeme, bu eylemlerin suç oluşturduğunu kabul ederek sanığı 10 ay hapis ve adli para cezaları ile hükümletti. Mahkeme kararının ardından yapılan temyizde, adli para cezası miktarları düzeltilerek “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” olarak yeniden belirlenmiş ve bu düzeltme oybirliğiyle onaylanmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62, 52/2-4, 50/1-a maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası karşılığı 6.000 TL adli para cezası ve 250 gün karşılığı 5.000 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanla yaptığı finansal kiralama sözleşmesiyle katılandan 4 adet kamyon, 3 adet kamyon ahşap kasası ve 1 adet çekici kiraladığı, ancak işlerinin bozulması sebebiyle kira bedellerini ödeyemediği, katılanın ihtarname göndererek sözleşmeye konu makinelerin iadesini talep ettiği ancak sanığın makineleri iade etmediğinden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığa sözleşmeye konu makinelerin katılana iadesine ilişkin ihtarname tebliğ edilmesine rağmen kiralanan makinelerin tesliminden hukuka aykırı olarak kaçınmak şeklindeki eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 300 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ''300 gün'', “250 gün” ve ''5.000 TL'' adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ''5 gün'', “4 gün” ve '' 80 TL'' adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62, 52/2-4, 50/1-a maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası karşılığı 6.000 TL adli para cezası ve 250 gün karşılığı 5.000 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanla yaptığı finansal kiralama sözleşmesiyle katılandan 4 adet kamyon, 3 adet kamyon ahşap kasası ve 1 adet çekici kiraladığı, ancak işlerinin bozulması sebebiyle kira bedellerini ödeyemediği, katılanın ihtarname göndererek sözleşmeye konu makinelerin iadesini talep ettiği ancak sanığın makineleri iade etmediğinden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığa sözleşmeye konu makinelerin katılana iadesine ilişkin ihtarname tebliğ edilmesine rağmen kiralanan makinelerin tesliminden hukuka aykırı olarak kaçınmak şeklindeki eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 300 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ''300 gün'', “250 gün” ve ''5.000 TL'' adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ''5 gün'', “4 gün” ve '' 80 TL'' adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.