Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/5419 K.2016/1872
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın katılanın evine gelerek abisi ile cezaevinden arkadaş olduğunu söyleyip güven telkin ederek beyaz eşya gönderimi için kargo ücreti ödemesiyle dolandırıcılık yapması. Mahkemenin sonucu: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2, 53 ve 58 maddeleri gereğince sanık 3 yıl hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile mahkum edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2, 53 ve 58 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, suç tarihinde, katılanın evine gelerek abisi ... ile cezaevinden arkadaş olduğunu söyleyip aile fertlerinden bahsederek önce güven telkin ettiği, ardından da...'nin İstanbul'dan katılana beyaz eşya gönderdiğini, bu eşyaların teslimi için 500 TL kargo ücreti ödemesi gerektiğini söyleyerek katılanın inanmasını sağladıktan sonra birlikte Diyarbakır il merkezine gittikleri, katılanın burada takısını bozdurarak sanığa kargo ücretini teslim ettiği ve sanığın da eşyaları getireceğini söyleyerek ayrılmasına rağmen bir daha gelmediği, sanığın bu surette hileli eylemlerle haksız menfaat temin ettiği, sanığın soyut suç inkarına yönelik bir birleri ile çelişen savunmaları, katılan ve tanık beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2, 53 ve 58 maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, suç tarihinde, katılanın evine gelerek abisi ... ile cezaevinden arkadaş olduğunu söyleyip aile fertlerinden bahsederek önce güven telkin ettiği, ardından da...'nin İstanbul'dan katılana beyaz eşya gönderdiğini, bu eşyaların teslimi için 500 TL kargo ücreti ödemesi gerektiğini söyleyerek katılanın inanmasını sağladıktan sonra birlikte Diyarbakır il merkezine gittikleri, katılanın burada takısını bozdurarak sanığa kargo ücretini teslim ettiği ve sanığın da eşyaları getireceğini söyleyerek ayrılmasına rağmen bir daha gelmediği, sanığın bu surette hileli eylemlerle haksız menfaat temin ettiği, sanığın soyut suç inkarına yönelik bir birleri ile çelişen savunmaları, katılan ve tanık beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.