Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/4977 K.2015/5214
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte kimlik ve ikametgah belgeleri düzenleyerek bankadan kredi almasıyla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları işlediği iddiasıdır; mahkeme, bu eylemlerin nitelikli dolandırıcılığı oluşturduğunu kabul ederek hem dolandırıcılık hem de sahtecilik suçlarından sanığı mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan ... adına, resmi belge niteliğindeki sahte kimlik ve ikametgah belgeleri düzenleyerek oluşturduğu bu sahte belgeler vasıtasıyla katılan bankadan 4.250 TL değerinde kredi kullanmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddia edilen somut olayda;
A- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanların beyanlarına, tüm dosya kapsamına göre; sanığın bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
1-Resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden belge asıllarının dosyaya getirtilerek, sanık tarafından belgelerin katılan bankaya fotokopilerinin mi yoksa asıllarının mı verildiğinin tespiti yapıldıktan sonra, şayet belgelerin asıllarının verilmiş olması durumunda yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilmeden, bu şekilde, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a- Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla işlediğine dair delil elde edilemediği halde TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak fazladan ceza tayini;
b-Sanık hakkında TCK' nın 62. maddesinin uygulaması sırasında 2 yıl 1 ay yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan ... adına, resmi belge niteliğindeki sahte kimlik ve ikametgah belgeleri düzenleyerek oluşturduğu bu sahte belgeler vasıtasıyla katılan bankadan 4.250 TL değerinde kredi kullanmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddia edilen somut olayda;
A- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanların beyanlarına, tüm dosya kapsamına göre; sanığın bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
1-Resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden belge asıllarının dosyaya getirtilerek, sanık tarafından belgelerin katılan bankaya fotokopilerinin mi yoksa asıllarının mı verildiğinin tespiti yapıldıktan sonra, şayet belgelerin asıllarının verilmiş olması durumunda yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilmeden, bu şekilde, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a- Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla işlediğine dair delil elde edilemediği halde TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak fazladan ceza tayini;
b-Sanık hakkında TCK' nın 62. maddesinin uygulaması sırasında 2 yıl 1 ay yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.