Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/4190 K.2015/5380
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçi vekilinin, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılarak aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için suça konu eşya üzerinde sanığın kendisinin veya başkasının menfaatine olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulmasının gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın, suça konu traktörü kira sözleşmesi ile aldığı bayiye ihtarnamenin tebliğinden önce teslim edip etmediğinin yöntemince belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçi vekilinin, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılarak aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için suça konu eşya üzerinde sanığın kendisinin veya başkasının menfaatine olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulmasının gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın, suça konu traktörü kira sözleşmesi ile aldığı bayiye ihtarnamenin tebliğinden önce teslim edip etmediğinin yöntemince belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.