Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/3741 K.2015/5930
Özet: (1) Sanığın telefonla katılanı “polis” olarak tanıtarak bankacılık işlemi yapmasını sağlayıp 490 TL iki kez yatırdırarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası; (2) Mahkeme, sanığın dolandırıcılıktan hüküm giymesini ve adli para cezasını (10 gün/160 TL) belirlemesini onaylayarak kararını bozmadı.
Tebliğname No: 15 - 2012/61576
MAHKEMESİ: Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/11/2011
NUMARASI: 2011/406 (E) ve 2011/488 (K)
SUÇ: Dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 07/09/2010
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılanı cep telefonundan arayan sanığın kendisini polis olarak tanıttığı ve katılanın adına bankacılık işlemi yapılarak gayrimeşru yerlere para aktarıldığını belirtip, katılandan verdiği hesaba para yatırması gerektiğini söylediği, katılanın 490 TL yatırdığı, ancak şüphelenip sorduğunda sanığın bir çete olduğunu ve bunu çökertmek için bu tür işlemlerin yapılması gerektiğini söylediği ve tekrar para yatırmasını istediği, bunun üzerine katılanın 490 TL daha yatırdığı anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 10 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "10 GÜN", "8 GÜN" ve "20X8=160 TL" ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 GÜN", "4 GÜN" ve "80 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/11/2011
NUMARASI: 2011/406 (E) ve 2011/488 (K)
SUÇ: Dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 07/09/2010
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılanı cep telefonundan arayan sanığın kendisini polis olarak tanıttığı ve katılanın adına bankacılık işlemi yapılarak gayrimeşru yerlere para aktarıldığını belirtip, katılandan verdiği hesaba para yatırması gerektiğini söylediği, katılanın 490 TL yatırdığı, ancak şüphelenip sorduğunda sanığın bir çete olduğunu ve bunu çökertmek için bu tür işlemlerin yapılması gerektiğini söylediği ve tekrar para yatırmasını istediği, bunun üzerine katılanın 490 TL daha yatırdığı anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 10 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "10 GÜN", "8 GÜN" ve "20X8=160 TL" ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 GÜN", "4 GÜN" ve "80 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.