Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/2810 K.2015/4110
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yetkisiz olarak şirket kaşesini basarak ve senet takibine itiraz ederek dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası üzerine açılmıştır; Mahkeme, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı vererek cezanın alt sınırının 600 gün olarak belirlenmesini bozmuş ve kararını 15/09/2015 tarihinde oybirliği ile iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın şikayetçiden aldığı 50.000 dolar karşılığında verdiği bono üzerine yetkili olmadığı halde şirket kaşesini basarak imzaladığı, senedin icra takibine konması üzerine sanığın yetkisinin bulunmadığı belirtilerek takibe itiraz edildiği, böylelikle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre hakkında katılma kararı verilen ...'nun hükümden önce, 12/08/2010 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, mirasçılarının tespit edilerek davadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilmesi,
2- Kabule göre de;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 600 gün olarak tayin edilmesi,
b-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın şikayetçiden aldığı 50.000 dolar karşılığında verdiği bono üzerine yetkili olmadığı halde şirket kaşesini basarak imzaladığı, senedin icra takibine konması üzerine sanığın yetkisinin bulunmadığı belirtilerek takibe itiraz edildiği, böylelikle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre hakkında katılma kararı verilen ...'nun hükümden önce, 12/08/2010 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, mirasçılarının tespit edilerek davadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilmesi,
2- Kabule göre de;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 600 gün olarak tayin edilmesi,
b-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.