‹ Ana sayfa
Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/2757 K.2015/4416

Esas No: 2015/2757 · Karar No: 2015/4416 · Karar Tarihi: 29.09.2015
Özet: Uyuşmazlık, sanığın işyerinde çalıştığı dönemde müşteriden aldığı senedi boş alacaklı kısmını doldurarak kendi adını yazıp ciro edip icra takibi yaptırması nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasına dayanıyor. Mahkeme, sanığı her iki suçtan mahkum etti ve kararın uygulanmasında çeşitli hukuki hususları göz önünde bulundurarak hükümün bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanların işyerinde çalıştığı dönem içinde ... isimli müşteriden katılanlara ait bedeli ödenmiş senedi teslim alıp iade etmeksizin boş olan alacaklı hanesine kendi adını doldurarak ...' e ciro edip icra takibi yaptırması sebebiyle sanığın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
a- Suça konu senedin sanık tarafından ...'dan alındığı sırada alacaklı kısmının boş olduğu, sonradan sanığın kendi ismini yazdığı, bu sebeple senedin zorunlu unsurlarından lehdar kısmının boş olması nedeniyle sanığa atılı eylemlerin bütün halinde TCK'nın 209/1-2 maddesi delaletiyle TCK'nın 207/1 maddesinde tarif edilen açığa imzanın kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde her iki suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
b- Kabule göre de;
1-Sanık hakkında verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin elektrik hırsızlığına ilişkin olduğu, karar tarihinden sonra bu suçun 6352 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 163/3 maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğü ve şartların gerçekleşmesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi seçeneğinin öngörülmesi karşısında, öncelikle mahkemesinden uyarlama yapılıp yapılmadığının sorularak tekerrüre esas olup olmadığının değerlendirilmesi, yine sonuca göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezaların ertelenmesine karar verilip verilmeyeceğinin tekrar değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden, 1. fıkrada yer alan hak yoksunluklarının ne zamana kadar uygulanacağının belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?